Endokrin Sistemi Fizyolojisi

Yazar:   Tarih:   Kategori: Genel Sağlık 

Hormonal Düzenleme (Endokrin Sistemi)

Vücud fonksiyonlarının düzenlenmesinde etkili olan sinir sisteminin yapı ve işleyişi bir önceki bölümde tartışıldı. Bu bölümde ise düzenlemede ikinci yol olan endokrin sisteminin temel yapı ve işleyişini inceleyeceğiz.

Genel olarak değerlendirildiğinde endokrin sistem başlıca metabolik fonksiyonların kontrolünü yürüttüğü söylenebilir.

Hormon özel bir bez tarafından üretilen biyokimyasal bir maddedir. Salgılandığı yerden kanla taşınır ve vücudun diğer hücre ya da organlarında fizyolojik bir olayı yönetir. Belirli bir hormona tepki gösteren organa “hedef organ” denir. Bazı hormonların hedef organı özeldir. Örneğin, onikiparmak bağırsağı tarafından salgılanan sekretin kan yoluyla pankresa taşınır ve pank­reasın kimyasal sindirimde doğrudan etkili olan pankreas özsuyunu onikiparmak bağırsağına salgılanması sağlanır. Bu nedenle sekretin hormo­nuna yerel etkili denir. Bazı hormanlarm ise hedef organları geneldir. Bu tip hormonlar kana salındığında vücudumuzda bulunan organlara belirli oran­larda etki eder. Örneğin, adrenalin ve nöradrenalin, kan yoluyla vücudun tüm bölümlerine taşınarak, özellikle kan damarlarında daralmayla kan basıncını yükseltir. Hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonu vücut bölümlerinin çoğunda, büyümüye neden olur. Tiroid bezinden salgılanan tiroksin hormo­nu hemen hemen vücudun tüm bölgelerini etkiler.

Hipofiz Hormonları ve Hipotalamus Tarafından Denetlenmesi

Hipofiz Bezi: Beyin tabanında bulunan hipofiz bezi, bir sapla hipotalamusa bağlıdır. Hipofiz, fizyolojik açıdan ön ve arka olmak üzere iki bölümde incelenir. Hipofızin endokrin sisteme etkisi doğrudan kendi salgıla­dığı hormonlarla olabileceği gibi vücut içindeki diğer bir endokrin beze hormon salgılatmasıyla da gerçekleşebilir. Genel anlamda, vücut içinde bu­lunan tüm endokrin bezler hipofiz denetiminde çalışır. Bu bağlamda hipofiz, endokrin ve sinir sistemi arasındaki en büyük organizasyon ağınının kontrol merkezini oluşturur.
Hipotalamus, hormonları serbestleştirici ve inhibe edicidir. Serbestleş-tirici hormonlar hipofızi uyarır ve ilgili bezin uyarılmasını sağlayan hormonu salgılatır. İnhibe edici hormon ise zıt etki yaparak hipofiz salgısını durdurur.

Hipofiz Ön Lop Hormonları

Doğrudan Etkili Hormon

Büyüme Hormonu (Somatotropin)

Büyüme hormonu küçük bir protein molekülüdür. Vücuttaki büyüme yeteneği olan tüm dokuların büyümesinde etkilidir. Bu özelliğiyle genel hormon olarak değerlendirilir. Büyüme hormonu özellikle çocukluk ve er­genlik döneminde daha çok salgılanır. Ancak, çalışmalar çocukluk ve ergen­lik dönemlerinden sonra da büyüme hormonu salgılandığını göstermektedir. Erişkin dönemde salgılanan hormon daha çok, yıpranan ve yaşlanan dokula­rın yenilenmesi için gereklidir. Günlük ritimde ise, açlık, egzersiz, heyecan ve travma anında hormon miktarı artar. Öte yandan derin uyku döneminin ilk iki saati içinde salgının belirgin bir şekilde arttığı görülür. Hormonun az veya normalden fazla salgılanması yaşam dönemine uygun bozukluklara ne­den olur.

Büyüme hormonunun çocukluk çağında az salgılanması cüceliğe ne­den olur. Genel olarak vücudun değişik kısımları arasında oran normal ol­makla birlikte gelişme hızı çok azalmıştır. Çocuk 10 yaşına girdiğinde vücu­dun fiziksel gelişimi 4.5, 20 yaşında iken 7-10 yaşlarındaki çocuklar kadar olur. Bu tip cücelikte, tiroid hormon ve adrenokortikal hormon vücud oranı­na göre yeterli geldiğinden, zeka geriliği görülmez. Ancak eşeysel hormonla­rın az salgılanması kısırlığa neden olabilir. Erişkinde az salgılanması çoğun­lukla beyin tümörlerine bağlı olarak ortaya çıkar. Bu tip kişilerde aşırı yağ­lanma ve kilo alma, adrenal koteks hormonlarında yetersizlik ve seksüel fonksiyonlarda azalma veya kaybolma şeklinde kendini gösterir.

Gelişme çağında büyüme hormonları normalden fazla salgılanırsa devlik (gigantizm) ortaya çıkar. Genellikle beyin tümörlerinin etkisiyle orta­ya çıkan bu durumda, kemikleri de içine alan tüm vücud dokuları büyür. Ki­şinin boyu 2.40 – 2.70 cm.ye kadar ulaşabilir.

Hipofizin Arka Lobu Hormonları

Antidiüretik hormon (Vasopressin): Böbreklerden suyun atılmasını azaltarak idrar oluşumunu engeller. Antidiüretik hormonun (ADH) olmaması böbreklerden suyun geri emilimini engelleyeceği için idrar oluşumunu hız­landıracaktır. ADH yapımı hipotalamus denetimindedir. Kanın osmotik ba­sıncı (OB)’nın artışı hipotalamusu uyarır. Hipotalamus hipofızi uyarır ve ADH salgılanır. Kan içinde artan ADH böbreklerde suyun emilimini artırır. Böylece kanın sıvı hacmi artar ve OB düşer. Diğer yandan alkollü içecekler ADH hormonunu inhibe eder. Böylece alkol alınması halinde idrar atımı ar­tar.

Oksitosin: Doğum sırasında salgılanır ve uterus kaslarını kasar. Oksitosin doğuma yardımcı olan bir hormondur. Diğer yandan doğumdan sonra da az oranlarda salgılanmaya devam ederek, süt bezlerinden sütün akı­şını sağlar.

Vücut İçinde Bir Endokrin Bezi Kontrol Eden Hipofiz Hormonları

Tiroit uyarıcı hormon (TUH): Tiroit bezinin gelişimini ve çalışma­sını düzenler.

Adrenokortikotropin Hormonu (ACTH): Böbreküstü bezinin ka­buk kısmını uyararak, adrenal korteks hormonlarının salgılanmasına neden olurlar.

Folikül Uyarıcı Hormon (FUH): Ovaryumlarda ovulasyondan önce foliküllerin büyümesine yol açar. Testislerde ise sperm oluşumunu hızlandı­rır.

Lüteinleştirici hormon (LH): Yumurtlamada önemli rol oynayan bu hormon, ovaryumlardan progesteron ve östrogen, testislerden testosteron salgılanmasını sağlar.

Prolaktin (LTH=Luteotropin Hormon): Meme bezlerinin gelişme­sini ve süt salgısını hızlandırır.

Önemli Endokrin Bezler, Hormonları ve Metabolik Etkileri
Tiroit Bezi: Tiroit, boynun ön bölgesinde, gırtlağın altında, soluk bo­rusunun sağında ve solunda yer alan iki parçalı bir bezdir. Bez, vücud meta­bolizma hızı üzerine etkili olan tiroksin hormonuyla, kalsiyum metabolizma­sı için önemli olan kalsitonin hormonunu salgılar.

Tiroksin hormonunun yapımı için yılda yaklaşık 50 mg. iyoda gerek vardır. Bu miktar besinlerle alınabilir. Yeterli gelmemesi durumunda, gere­ken iyot sofra tuzuna 1/1000000 arasında sodyum iyodür katılarak gideril­meye çalışılır.

Tiroksin hormonunun iki önemli etkisi vardır. Bunlardan biri, tüm me­tabolizma hızını artırması diğeri ise çocuklarda büyümenin düzenlemesidir.

Tiroksin hormonunun büyümeye etkisi, gelişme çağındaki çocuklarda görülür. Hormon yetersizliği durumunda, büyüme önemli ölçüde geri kalır. Eğer yetersizlik anne karnında ve doğumdan sonra görülürse beyin yeterince gelişemez. Bu durumdaki çocuklarda zeka gelişimi sorunları ortaya çıkar.
Metabolizma hızına etkisi genel anlamda artırma yönünde olur. Hor­mon, beyin, retina, dalak, testis ve akciğerler dışında hemen tüm vücud hüc­relerinde metabolizmayı artırıcı yönde etki yapar. Hormon salgılandığında metabolizma hızı normalin % 60-100’ü kadar artar. Hormon salgılanmadığı durumlarda ise hız normalin yansına düşer. Günlük yaşam periyodunda sal­gılanan hormon miktarı farklıdır.

Kalsitonin: Paratiroid bezi hormonuna zıt yönünde etki yapan kalsitonin tiroid bezinin diğer hormonudur. Hormonun salgılanmasıyla kan plazmasında bulunan kalsiyum iyon konsantrasyonu azalır. Kolsitonin, kan plazmasında bulunan kalsiyumun hızlı bir şekilde kemik dokusuna taşınımı, kemik yapımının artırılması ve yıkımını azaltarak kandaki kalsiyum mikta­rının azalmasına neden olur.

*/?>

Endokrin Sistemi Fizyolojisi adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.