İlk Yardım Nedir ?

Yazar:   Tarih:   Kategori: Alternatif Tıp 

Ilkyardim, hasta veya yarali kisiye, daha ciddi bir tibbi yardim uygulanmadan önce yapilan ilk bakimdir. Ilkyardimin amaci, durumun kötülesmesini önlemek için aktif olarak müdahale etmek, yasam destegi saglamak, yaralinin etkin tedavisini baslatmak, zarari en aza indirmek ve yasam kaybini önlemektir. Ilkyardim tibbi bakimin bir alternatifi degildir.

Ancak ilkyardim egitimi alan kisiler, durumu ve acili yetin derecesini tayin etme ve profesyonel tibbi yardim ulasana kadar yapilabilecek en dogru seyleri belirleme yeterliligine sahiptir.Yaralanmanin, ölüm olaylarinin dördüncü ana nedeni oldugu düsünülürse, ilkyardim egitiminin gerekli oldugu çok açiktir. Düsmeler en sik rastlanan yaralanma sebebidir.

Ancak trafik kazalari en ölümcül olanidir. Yaralanma ölümlerinin %22’si trafik kazalari sonucu olusmaktadir.Ilkyardim inceleme ve arastirmayla baslar. Bir yaraliya yaklasmadan önce olay yerinde, yarali ve kurtaricinin hayatini tehlikeye atabilecek faktörlerin önlenmesi gerekir. Daha sonra yapilan ilk inceleme, yaralinin hayatini kurtaracak islemlerin hemen uygulanmasinin gerekip gerekmedigini belirler.

UNUTMAYIN ZAMANINDA YAPACAGINIZ BASIT VE ETKILI BIR YARDIMLA, HASTA YA DA YARALININ HAYATINI KURTARABILIRSINIZ.


ILKYARDIMIN TEMEL ASAMALARI:

Ilk önce yaralinin genel saglik durumu degerlendirilir. Yaralinin omuzlarina hafifçe dokunup ona seslenerek bilincinin yerinde olup olmadigi saptanir. Derhal ambulans çagirilir.

Yarali, boynu ve basi sabit tutularak sirt üstü yatirilir. Yaralinin bilinci kapali ise çenesi yukari kaldirilarak basi geride tutulur. Böylece dilin, nefes borusunu kapatmasi önlenir.

Yaralinin nefes alip almadigina bakilir. Nefes almiyorsa agzindan veya burnundan suni teneffüs yapilir. Nefes verirken gögüs kalkiyor mu diye bakmak gerekir. Nefes verme aralarinda akcigerlerden hava bosalmasi beklenmelidir. Kan dolasiminin gerçeklesip gerçeklesmedigini anlamak için nabiz kontrol edilir. Nabiz, adem elmasi ve boyun kasi arasindaki bölgeye, üç parmakla hafifçe bastirilarak kontrol edilir.

Yaralinin nabzi yoksa kalp masajina baslanir. Temel yasam destegi tek kisi ile yapiliyorsa 15 kalp masaji ve 2 tam nefes seklinde tekrarlanarak uygulanmalidir. Iki kisi ile ise 5 kalp masaji 1 nefes seklinde uygulanir. Temel yasam destegi, sadece solunumu ve kan dolasimi durmus kisilere uygulanir. Eger nabiz var, solunum yoksa her 5 saniyede bir nefes verilmelidir.

Solunum ve kan dolasimi saglandiginda temel yasam destegi kesilmelidir.

SOLUNUMUN DURMASI

Yapay solunumun en basit ve etkili metodu, hastanin akcigerlerine kendi nefesinizi güçlü bir sekilde üflemektir. Agizdan agza solunum, solunumu çok zayif ve düzensiz olan hastalara da uygulanabilir. Bu durumda nefes verisinizi, hastanin nefes verisine göre ayarlamaniz gerekir.

En yakin acil saglik kurulusunu aradiktan sonra, agizdan agza solunuma baslayin. Bu sirada hasta, sert bir zeminde, sirtüstü yatmalidir.

Eger boyun yaralanmasindan süphe edilmiyorsa, bir elinizle hastanin basini çene kemiginden yukari dogru çekerken diger elinizle de alnina bastirarak basin geride kalmasini saglayin. Eger boyun yaralanmasindan süpheleniyorsaniz, hastanin basina veya boynuna müdahale etmeyin. Hastanin basini sarsmadan sadece çenesini nazikçe kaldirarak nefes borusunu açmaya çalisin.

Eliniz hastanin alnindayken basparmaginiz ve isaretparmaginizla burun deliklerini kapatin. Derin bir nefes alin. Agzinizi hastanin agzi üzerine yerlestirin ve 2 güçlü nefes verin. Daha sonra her 5 saniyede 1 nefes verin. Her nefeste hastanin gögsünün kalktigini görmelisiniz.

Hastanin gögsü genislediginde nefes vermeyi kesin. Agzinizi çekin ve yüzünüzü hastanin gögsüne dogru çevirin. Böylelikle kulaginiz hastanin agzi seviyesinde olacaktir. Hastanin akcigerlerinden havanin çikisini dinleyin ve gögsün inisini izleyin. Daha sonra solunum islemlerini tekrarlayin.

Hastanin bilek veya boyun damarindan nabzini kontrol edin. Eger nabiz yoksa ve kalp masaji egitiminiz varsa kalp masajina baslayin. Buna hasta kendiliginden solunuma baslayincaya veya tibbi yardim gelene kadar devam edin.

AGIZDAN BURUNA SOLUNUM

Eger hastada yüz yaralanmasi varsa kisinin agzina nefes vermekte zorlanirsiniz. En yakin acil saglik kurulusunu aradiktan sonra hemen ilkyardima baslayin.

Kisiyi sert bir zemin üzerinde sirtüstü yatirin.

Bir elinizi hastanin çene kemigine yerlestirip, yukari dogru kaldirirken diger elinizi hastanin alnina koyun ve çeneyi yukari dogru iterken alni asagi dogru bastirarak hastanin basina pozisyon verin.

Derin bir nefes alin ve agzinizla hastanin burnunu kapatin.Hastanin agzini da çenesini iterek kapali tutun. Hastanin burnuna kuvvetle nefesinizi verin. Agzinizi çekin, hastanin çenesini açin ve havanin çikisina izin verin. Bu islemi 5 saniyede bir tekrarlayin.

BEBEKLERE VE ÇOCUKLARA SUNI TENEFFÜS

Bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs islemi yetiskinlerdekine benzer, sadece agzinizla çocugun hem agzini hem de burnunu kapatmalisiniz. Çocugun basini çok geriye çekmeyin yoksa nefes borusu tikanabilir. Nefesleriniz daha yumusak olsun. Çocuklarda 4 saniyede 1 nefes (dakikada 15 nefes), bebeklerde 3 saniyede 1 nefes (dakikada 20 nefes) verilmelidir. Çocugun gögsü kalkmaya baslayinca nefes vermeyi kesin. Her nefes veris öncesinde yeniden nefes alin.

ÇOCUKLAR İÇİN İLK YARDIM
Çocuklar için ilk yardım işlemleri erişkinler için yapılan işlemlere benzer olup 5 ayrı noktada farklılık gösterir;

Eğer yalnız iseniz yardım istemeden önce 1 dakika kadar ilk yardım işlemi yapılmalı ve daha sonra yardım çağırılmalıdır.
Çocukların göğüs kafesi yumuşak olduğu için el ayası ile değil parmak uçları ile kalp masajı yapılmalıdır.
Kalp masajı sırasında göğüs kemiği 2 – 2,5 cm aşağıya inecek şekilde basınç uygulanmalı daha fazla bastırılmamalıdır.
Çocukların nabzı daha hızlı attığı için kalp masajı erişkinlerden farklı olarak dakikada 100 kez uygulanmalıdır.
1 yapay solunuma karşılık olarak 5 kez kalp masajı uygulanmalıdır.
BEBEKLERE İLK YARDIM

Bebek sırt üstü yatırılır ve kolları açılıp kapatılarak bilincin yerinde olup olmadığı araştırılır. Eğer yanıt vermiyor ise ilk yardım işlemine geçilir.
Hava yolunun açılması için sağ el ile alt çeneye sol el ile alına bası uygulanarak baş geriye atılır, ağız açılır. Bebeğin nefes alıp almadığı kontrol edilir. Nefes almıyor ise ilk yardım işlemine devam edilir.
Bebeklerde ağızdan ağıza yapay solunum, ağzımızı bebeğin ağız ve burun deliklerini içine alacak şekilde yerleştirerek uygulanır. Her soluk verişimiz 1,5- 2 saniye sürmeli ve çok kuvvetli nefes verilmemelidir.
Kan dolaşımının olup olmadığını anlamak için nabızlar bebekte dirsek iç yüzünden ya da yine boyundaki ana damarlardan parmaklarımız ile kontrol edilerek saptanmalıdır.
Bebeklerde kalp masajı sırt üstü yatmakta olan bebeğe dakikada 100 kez uygulanır. Sağ elimizin orta ve yüzük parmaklarının uçları ile göğüs orta kısmına göğüs duvarı 1-2 cm inecek şekilde hafifçe bastırılmalıdır. Bebeklerde 5 kalp masajına karşılık 1 yapay solunum uygulanarak ilk yardım gerçekleştirilir.
İlk yardım işlemi 1 yapay solunuma karşılık 5 kalp masajı biçiminde tıbbi yardım gelene kadar devam ettirilir. Eğer nabız alınmaya başlarsa kalp masajı bırakılır ve 3 saniyede bir yapay solunum uygulaması devam ettirilir.

BOĞULMALAR – 1

Hava yoluna yabancı cisim kaçması durumunda yardım isteyen bilinci açık birine yardım amacıyla yabancı cismin çıkarılması için ilk yardım uygulanır. Bu amaçla hastanın arkasına geçerek beline kollarınızı dolayın. Bir yumruğunuzla diğerini kavrayıp göbeğin üzerine yerleştirin. Kollarınızı sıkarak hastanın karnına yukarıya doğru basınç uygulayın. Bu işi 6-10 kez tekrarlayın. Bu işlem aşırı şişman ya da hamile bayanlarda göğüs kafesine bastırılarak uygulanmalıdır.

Çocuklarda

Erişkinlerde

Solunum yoluna yabancı cisim kaçmasından şüphelendiğiniz ve bilinci kapalı bir hastaya ilk yardım için aşağıdaki sırayı uygulayınız:

Derhal yardım çağırınız (112′yi arayınız)
Baş geriye atılır ağız açılarak solunum yollarının açılması sağlanır. Parmaklarımız ile Ağız içinde yabancı cisim araştırılır ve ele gelen bir yabancı cisim varsa çıkartılmaya çalışılır.
Ağızdan ağıza yapay solunum uygulanarak akciğerlerin havalanması sağlanır.
Yabancı cisim nedeniyle akciğerlerin yapay solunu ile havalanması sağlanmıyor ise hastanın karnına iki elimiz ile basınç uygulanarak yabancı cismin solunum yollarından çıkartılmasına çalışılır.
Yeterli olmaz ise ağız açılarak yine yabancı cisim çıkartılmaya uğraşılır.
Ağızdan ağıza yapay solunum yapılır.
Gerekirse karına basınç uygulama işlemi tekrarlanır. İlk yardım işlemi solunum geriye dönene kadar devam eder. Bebeklerde Yabancı cisim çıkarma işleminde bebeği dizinizin üstüne yatırıp elinizi karnına ve ağzına gelecek şekilde altına yerleştirin. Diğer eliniz ile sırtına ard arda 4 kez vurup yabancı cismin çıkartılmasına çalışılır. Eğer bu biçimde çıkarılamıyar ise sternum ( iman tahtası ) üzerinden göğsüne bastırarak tekrar deneyin


KALP KRIZI

Kalp krizi yasami tehdit eden acil bir durumdur. Kalbi besleyen ana damarlarin daralmasi veya tikanmasina bagli olarak kalbin bir bölümüne yeterli kan ve oksijen gitmemesi sonucu olusur. Eger bu kan ve oksijen yetersizligi uzun sürerse kalp kaslarinin bir bölümü ölür.Kalp krizi belirtileri, asagidakilerden birkaçini ya da hepsini içerebilir. Santral gögüs bölgesinde aniden gelen ve ezici bir basinçla hissedilen, sabit, 20 dakika veya daha uzun süren, kola, omuza, boyuna, çeneye, sirt ortasi ve mideye vuran gögüs agrisi, asiri terleme, bulanti, kusma, yogun halsizlik, akinti, korku, soluk mavimsi gri deri rengi, mavi tirnaklar ve nefes darligi. Kalp agrisi hazimsizlikla karistirilabilir. Eger agrinizin sebebinden emin degilseniz güvende olmak için kalp krizi gibi ele alin. En yakin acil saglik kurulusunu arayin ve asagida verilen ilkyardim talimatlarini uygulayin.Kalp krizi tedavisi, hastanin bilincinin kapali ya da açik olmasina göre degisir.

A) Bilinci Kapali, Nefes Almayan Hasta:

En yakin acil saglik kurulusunu arayin, daha sonra müdahaleye baslayin. Kisiyi sert, rahat bir yere sirtüstü yatirin. Elinizi hastanin çenesine koyup yukari kaldirirken diger elinizi hastanin alnina koyup asagi bastirarak basini arkaya yatirin.

Hastanin alnindaki elinizin bas parmaginiz ve isaret parmaginizla hastanin burun deliklerini kapatin. Derin bir nefes alin. Agzinizi hastanin agzi üzerine sikica bastirin ve iki yavas, derin nefes verin. Arada tekrar derin bir nefes alin ki hastaya taze hava verebilesiniz. Gögüs kafesinin yükseldigini görene dek hava üflemeye devam edin.

Hastanin gögsü yükseldiginde hava vermeyi durdurun. Agzinizi çekin ve basinizi hastanin gögsüne dogru çevirin. Böylece kulaginiz hastanin agzinin üzerinde olacaktir. Hastanin akcigerlerinden hava çikisini kulaginizla hissedin ve dinleyin ayrica gögsün alçaldigini gözlemleyin. Bu solunum islemini her 5 saniyede 1 nefes vererek sürdürün.

Kisinin bilek ya da boyun atardamarini 5-10 saniye boyunca nabiz için kontrol edin. Eger nabiz yoksa, kalp masaji egitimi aldiysaniz kalp masajina baslayin. Suni solunum kalp masaji sirasinda da sürdürülmelidir. Bu islemi tibbi yardim gelinceye ya da hasta nefes almaya baslayincaya kadar sürdürün.

B) Bilinci Açik Hasta:

En yakin acil saglik kurumunu arayin, ilgiliye olasi bir kalp krizini ve oksijen ihtiyacini iletin.
Hastayi nazikçe oturtun ya da yan oturur pozisyona getirin. Yatmak nefes almayi zorlastirir.
Özellikle boyun çevresindekiler olmak üzere giysileri gevsetin. Hastayi bir battaniye ya da palto ile sararak sicak tutun.
Hastayi sakinlestirin ve rahatlatin ama herhangi bir sey yedirip içirmeyin.
Eger ambulans bulunamiyorsa hastayi en yakin hastanenin acil servisine götürün.
Bilinçsiz hasta kendine gelirse ve solunumu baslarsa yukaridaki adimlari izleyebilirsiniz.
BILINÇ KAYBI

Bilinç kaybi sadece koma durumu için geçerli bir tanimlama degildir; ayni zamanda kisinin uykulu, dikkatinin daginik ve varliginiza tepki veremedigi durumlar için de söz konusudur. Beyin travmasi (kaza veya darbe sonucu), kan kaybi, oksijensiz kalma (bogulma), metabolik bir hastalik (diyabet) veya ilaç nedeniyle zehirlenmeler sonucu olusabilir. Ilk olarak en yakin acil saglik kurulusunu arayin sonra ilkyardima baslayin.Not: Eger omurilik zedelenmesinden süpheleniyorsaniz ve hasta kusmuyorsa yerinden kimildatmayin. Omurilik zedelenmesi söz konusu degilse omurgayi esnetmeden, hastanin basini ve vücudunu es zamanli olarak yana çevirebilirsiniz; ancak bas ve vücudun birbirleriyle olan konumlarini bozmayin. Bir insanin bilinci yerinde degilse normal refleksler ve kaslarin gevsekligi kaybolur. Bu nedenle olabilecek en büyük tehlike dilin bogazi tikamasi veya agizdaki yabanci cismin nefes borusunu tikamasidir. Nefes borusunu açip solunumu saglamis olsaniz da asla baygin birisini yalniz ve müdahalesiz birakmayin.Komaya giren bir insanin nefesi kesilebilir, sonuç olarak da kalbi durur.

ILKYARDIM POZISYONU

Omurilikteki bir hasardan süpheleniyorsaniz ve hasta kusmuyorsa yerinden kimildatmayin. Gerekli her seyi yaptiktan sonra acil tibbi yardimi beklerken hastayi ilkyardim pozisyonuna getirin. Eller ve ayaklar vücudun rahat ve sabit olmasini saglayacak sekilde olmalidir.

Yanina diz çöküp kolunu basinin arkasina atin karsi taraftaki kolunu gögsünün üstüne koyun ve bacagini dizinden büküp kendi tarafinizdaki bacagin üzerine koyun Dikkatlice basi da vücutla birlikte kendinize dogru bir elinizle döndürün ve diger elinizle yüzünü koruyun

Basini geri itin, çeneyi öne çikarin ki rahat nefes alsin ancak çeneyi vücuttan daha alçakta tutun ve sicak tutun

YARALANMA VE SIDDETLI KANAMALAR

Yirtilmis bir atardamar nedeniyle çok kisa zamanda yüksek miktarda kan kaybedilebilir. Siddetli kan kaybi kisiyi soka ve bilinç kaybina götürebilir ve eger durdurulamazsa ölümcül olabilir. Yetiskin bir insan 1.5 litre kadar kan kaybederse ya da bir çocuk yarim litre kan kaybederse, kan kaybi siddetli kabul edilir.Yarali bir atardamarin duvarlarindaki kaslar yarayi kapatmak için pihti olusumuyla birlikte kasilacaktir. Eger pihtilasma herhangi bir nedenle gerçeklesmezse kanamanin kontrolü çok daha zor olacaktir. En yakin acil saglik kurulusunu arayin ve ilkyardima baslayin.Küçük yaralanmalarda kanama kisa sürede kendiliginden durur. Ancak derin bir yarada kan o kadar hizli akar ki pihti olusumuna firsat kalmaz. Ilk yardimin amaci kani mümkün oldugunca kisa sürede durdurmaktir.

Kisiyi sirtüstü yatirin ve mümkünse yarali kismi yukari kaldirin. Bu kan akisini azaltacaktir.Cam veya metal gibi derinde olmayan ve kolay hareket ettirilebilen cisimleri yaranin içinden çikarin ama derine saplanmis cisimlere dokunmayin.

Temiz bir bezle yaranin tam üstüne, kanama durana dek 5-10 dakika basinç uygulayin. Yaranin agzi açiksa her iki kenari da birbirine dogru itin. Eger yaranin içinde herhangi bir sey varsa basinci cismin çevresine uygulayin, üzerine degil.

Saglam ve temiz bir bandajla yarayi sikica sarin. Eger hazirda bir bandaj yoksa bir parça temiz bez kullanin. Turnike kullanmayin.

Eger kan, bandajin disina tasarsa bandaji çikarmayin. Onun yerine üzerine biraz daha bez koyun ve sikica baglayin

Burun Kanamalari:

Sik rastlanan acil durumlardan biridir. Kafa travmasi sonucunda burun veya kulaktan kanama, kafatasi kirigi oldugunu gösterir ve kontrolü zordur. Bu tip kanamalarda temiz bir bez ile buruna hafifçe bastirilmali ve hasta mümkün oldugunca çabuk acil saglik kurulusuna ulastirilmalidir.Diger nedenlerle olusan kanamalarda, burun deliklerini sikarak veya üst dudak ile disetleri arasina yuvarlak gazli bez yerlestirerek basinç uygulanir. Hastayi oturtun ve basini öne egin. Hastanin sakin olmasini saglayin ki endiselenerek kan basincinin artmasina sebep olmasin. Burnun üzerine buz koyun. Tüm bu uygulamalara ragmen kanama devam ederse hastayi en yakin saglik kurulusuna götürün.

KIRIKLAR VE ÇIKIKLAR

Röntgen olmaksizin bir kemigin kirik olup olmadigini belirlemek her zaman mümkün degildir. Eger emin degilseniz, yaralanmaya sanki kirikmis gibi yaklasin. Eger kisi çok agriliysa, yarali bölgesini hareket ettiremiyorsa, üzerine agirlik veremiyorsa ya da yarada sekil bozuklugu varsa kirik veya çikiktan süphe edin.

Çikik bir kemigi yerine oturtmaya çalismayin. Bu sadece bir uzman tarafindan yapilabilir. Kolu veya bacagi buldugunuz pozisyonda sararak sabitleyin ve yaraliyi hastaneye götürün. Eger yarali hareket edemiyorsa ambulans çagirin.

Hastanin bir sey yiyip içmesine izin vermeyin,çünkü hastanin kemiklerini genel anestezi altinda düzeltmek gerekebilir ve yemek hastanin kusmasina neden olabilir. Kisiyi sicak tutun ve sok olasiligi açisindan sürekli izleyin.

Kanama varsa önce onu tedavi edin. Kisiyi olabildigince az hareket ettirin. Hareket, kirik kemikleri daha da ayirir ve organlari yaralayabilir. Açik bir yara varsa temiz bir bez parçasiyla kapatin.

Tespit Uygulamasi:

Tespit genellikle gereklidir. Hareketi önleyerek kirigin daha da kötü olmasini engelleyebilirsiniz. Bu, özellikle hastanin nakli veya tibbi yardimin gecikecegi durumlarda önem tasir. Tespit malzemesinin sert olmasi gerekir. Mümkünse bir üst ve bir alt eklemin oynamasini engelleyecek derecede uzun olmalidir. Tespit, tahtalarla, karton parçalariyla, gazetelerle yapilabilir. Kirik bir üst kol veya bacak için yarali uzvu tespit etmeden önce kol ile gövde arasina veya bacaklar arasina destek koymak gerekir. Tespiti baglamak için bez (bandaj, kravat vb.) kullanin.

Kirik ön kol:

Hastanin ön kolunu 90 derece açiyla vücuduna yapistirin, avucu gögsüne gelirken basparmagi yukari dogru olmali. Ön kola tespit uygulayin. Tespit dirsekten el bilegine kadar uzanmali. Tespiti, kirigin altindan ve üstünden baglayin. Ön kolu boyundan geçen genis bir sargi ile parmaklarin dirsekten biraz daha yukari seviyede olmasini saglayacak sekilde asin.

Yarali bacagin saglam bacaga tespiti:

Nazikçe yarali bacagin dizini düzeltin. Iki bacak arasina bezler koyun. Yarali bacagi diger bacaga birkaç yerinden baglayin, ama kesinlikle tam kirik üzerinden olmasin. Eger iki genis tespit bulma olanaginiz varsa bunlari kullanmak en idealidir. Tespitler bacagin tüm uzunlugu boyunca olmalidir.

Omurga Yaralanmalari

Eger hastanin boyun veya omurgasinda ciddi agri varsa, kol veya bacaklarinda his kaybi varsa, mesane veya barsak kontrolünü yitirmisse omurga kirigi veya çikigi olabilir. Bu tip vakalarda, hastanin hayati tehlike altinda degilse veya kusmaya bagli olarak bogulmuyorsa, hastayi kipirdatmamak gerekir. Eger hastayi hareket ettirmek gerekirse vücudunu dümdüz tutmalisiniz. Beli veya boynu bükülmemeli, vücudu dönmemeli. Hastayi kapi, masa, ütü masasi veya genis bir kalas gibi sert bir zemin üzerine yerlestirmelisiniz.

BURKULMA VE GERILME

Kasta veya ten donlardaki yirtilma, gerilme; baglardaki veya eklem kapsülündeki yirtilma ise burkulma olarak tanimlanir. Burkulma ve gerilme dokularin asiri zorlanmasindan olur. Iki yaralanma için de belirtiler aynidir. Agri, sisme ve morarma… Ciddi burkulmalar sanki kirikmis gibi tedavi edilmelidir. Agri ve sismeyi azaltmak için soguk su ya da buz torbasi kullanilir. Eklem veya kasi, elastik “8” seklinde bandajla sarin ve 1-2 gün için üstüne bastirmayin. “8” seklinde bandaj uygulamasini ayak çevresinde 1-2 kez dairesel olarak sarin. Bandaji diyagonal olarak ayagin üstünden ve bilegin çevresinden geçecek sekilde baglayin; bandaji ayagin üstünden asagi dogru ve ayagin tabanindan geçirin. “8” seklindeki dönüslere devam edin, ayak (parmaklar hariç), bilek ve bacagin alti kaplanana kadar bandaj sarin; bant ya da klipsle bandaji sabitleyin.

Spor Sakatlanmaları

SPOR VE SAKATLIKLAR

Spor sakatlıkları doğrudan hekimi ilgilendiren bir konudur. Bu nedenle bu bölümde sadece bazı istatistik ve temel bilgileri ve de tanımları bulacaksınız. Unutulmaması gereken bir spor yaralanması veya sakatlığı durumunda ilk yapılması gereken uzman bir hekime başvurmaktır.

Genel Bilgiler

Sportif yaralanmalar, genelde spor dallarına özgü özellikler içerir. Çeşitli spor dallarından bazı örnekler verirsek, söyle bir tablo ile karsılaşırız:

Ege Üniversitesi Tip Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde 1983-87 yılları arasında yapılan bir araştırmada, beş yıllık periyot süresince kliniğe başvuran 1560 spor yaralanması vakası incelenmiştir. Yaralanmaların yüzde 22’si kontüzyon (ezilme), yüzde 20’si fraktür (kirik) olarak bulunmuştur. En sik yaralanan bölgenin ise yüzde 60 ile alt ekstremite (alt taraf) olduğu belirlenmiştir. Ayrıca sporcularda sportif yaralanmaların dışında, bir de overuse (aşırı kullanma) kökenli çok sayıda yaralanma görülmektedir.

Girgin, futbolcularda genellikle sıyrıklar, ezikler, yüzeysel ekimozlar (çürükler), basit kas travmalari, kas kramplari, basit ayak bileği burkulmalari, basit burun kanamalari, bel ve sirt bölgesinde geçici yaralanmalar, boyun bölgesi travmaları, kas ve bas bölgesi yaralanmaları görüldüğünü belirtmektedir. Dagarov ve Slanchev ise araştırmalarında, futbolcularda sıklıkla distorsiyon (burkulma), kontüzyon (ezilme), menisküs lezyonlari ve kas rüptürlei (kopmalari) görüldüğüne de işaret etmektedir. Futbolcularda sik görülen yaralanmalardan biri de kasıkta uyluğun iç-üst kısmında meydana gelen ağrılardır. Burada futbolcuların dizlerinin tam ekstansiyonda iken (gerilmis iken) bacağın kalça ekleminde aşırı abduksiyonu (uzaklaşması) ile dirence karsı topa çıkarak savunma yapması, yada bu pozisyonda topa kayarak müdahalesi adduktör (yaklastirici) kasların aşırı gerilmesi ve hareketin sonucu tendon (bag) kopmalarına veya kemiksel değişikliklere neden olur.

Basketbolcularda ise yumuşak doku lezyonlari (kontüzyon, hematom, yüz yaralanmaları, lif kopmaları, kramplar vb), eklem travmaları (bağ lezyonlari, menisküs lezyonlari, omuz çıkıkları), kırıklar ve büyük yaralanmalar görülebilmektedir.

Koşucular üzerinde yapılan bir çalışmada da sporcularda en çok kas ve tendon zorlanmaları, eklem ve bağ yaralanmaları ile menisküs lezyonlari görüldüğü saptanmıştır. Bunların nedeni olarak da antrenman (yanlış antrenman, ağır antrenman ve antrenman sırasındaki ani değişiklikler), anatomik faktörler ile ayakkabı ve zemin gösterilmiştir.

Halterde daha çok yumuşak doku yaralanmaları sıklıkla görülmektedir. Bu yaralanmalar haltercilerin gövde ve göğüs kafesi kaslarında, sırt kaslarında ve el bileğinde ortaya çıkabilir.
Boks özelinde ise en çok yaralanan bölge yüzdür. Bilindiği gibi boks sporunda öncelikle yumrukların hedefi yüz ve çenedir. Bu nedenle yüzde hafif ekimozlardan (çürüklerden) başlamak üzere, önemli kırıklara ve yüzdeki organların ciddi yaralanmalarına kadar değişik derecelerde yaralanmalar görülebilir. En çok yaralanma kas yarılmalarıdır. Ayrıca ikinci planda ve zamanla oluşan yaralanma ise boksörlerde burun kemiğinin kırılması, çökmesi ve burundaki konkalarin deviasyonudur. Bilindiği gibi boksta geçici şuur kayıpları sik görülür. Bu alınan darbenin şiddetine, sporcunun dayanıklılığına ve tecrübesine bağlı olarak farklı sürelerle devam eder. Geçici ve kalıcı beyin zedelenmeleri boksta görülen olaylardır.

Judocularda el bileği ve parmakla ilgili yumuşak doku yaralanmaları, diz bölgesinde sathi sıyrık, intra ve ekstra artiküler hematom (eklem içi ve dışına kan birikmesi), bağ, kapsül ve menüsküs lezyonlari (yaralanmaları) ile çeşitli kafa travmaları görülebilir.

Kayakçılarda ise ayak bileği yaralanmaları, krus (bacak) yaralanmaları, diz eklemi yaralanmaları, kafa travmaları, omurga yaralanmaları, donmalar ve ultraviyole yanıkları görülmektedir.

1-Spor sakatlığı nedir?

Spor sakatlıkları genel olarak sportif aktiviteler sırasında meydana gelen her türlü hasarın kolektif adidir. Groh’a göre spor yapan 40 kişi basına aşağı yukarı büyük bir kaza, 4000 kişide bir sakatlık durumu ve 40. 000 kişide bir de ölüm vakası düşer. Spor dallarına göre kazalarda basta %10 ile futbol gelmektedir bunu % 6 ile güreş % 3ile hentbol ve boks izler atletizmde % 1 kayakta ise % 0. 5 tir.

2-Spor sakatlıklarının nedenleri nelerdir?

Spor sakatlıklarının oluşma nedenlerini iki ana grupta toplayabiliriz. Bunlar internal (kişisel) ve eksternal (çevresel) nedenlerdir.

Kişisel nedenler: Fiziksel eksiklikler, fiziksel uygunluk ‘aerobik dayanıklılık, kuvvet, sürat, beceri, çeviklik), psikolojik faktörler ‘konsantrasyon, riski kabullenme), fiziksel yapı ‘boy, kilo, eklem stabilitesi, vücut yağ dokusu yüzdesi), yas, cinsiyet.
Çevresel nedenler: Sporun tipi, sportif aktivite süresi, hadisenin yapısı, rakibin ve takım arkadaşlarının rolü, zeminin durumu, ışık, emniyet tedbirleri. , yavaşlama için yeterli mesafe, malzemeler, iklim koşulları ‘isi, nem, rüzgar) antrenör, maç yönetimi ‘kurallar ve hakemlerin kuralları uygulaması).

3-Spor sakatlığının ciddiyeti nedir?

Bir spor sakatlığının ciddiyet derecesini anlayabilmek için altı temel olguyu değerlendirmek gerekir. Bu olgular; spor sakatlığının tabiatı, tedavi sekli ve süresi, sporda uzak kalınan süre, kaybedilen işgünü, kalıcı hasar, maliyet. İşte, bir spor sakatlığının ciddiyeti bu olguların tek tek ele alınıp, değerlendirilmesi sonucu anlaşılır.

4-Spor sakatlıklarının önlenmesindeki genel kurallar nelerdir?

Öncelikle ilk yapılması gereken konu sporcuların periyodik sağlık kontrollerdir. Bu kontroller ile sezon basında sporcunun mevcut durumu ortaya konulur. Eksiklikleri belirlenir ve o eksikliklerin giderilmesi için gerekli önlemler hekimin önerisi çerçevesinde alınır. Bu noktada belirlenen eksiklikler hem fizyolojik parametreler, hem fiziksel uygunluk, hem de direkt sağlık ile ilgili eksiklerdir.

Spor sakatlıklarının oluşmasında en önemli etkenlerden biri yetersiz ısınmadır. Bu nedenle ısınmaya, özellikle stretch ‘germe) egzersizlerine büyük önem verilmelidir.
Burada fiziksel aktivite sonrası yapılacak soğuma da önem taşımaktadır. Her aktivite sonrası mutlaka soğuma da önem taşımaktadır. Her aktivite sonrası mutlaka soğuma egzersizleri yapılmalıdır.

5-Kas yorgunluğu nedir?

Antrenmansız sporculara da ağır ve alışmamış kas kasılmalarından 1-2 gün sonra ortaya çıkar.
Ayni zamanda ağır sportif yarışmalardan sonra da sporcularda görülen akut (kısa süreli) kas ağrılarıdır. Söz konusu kaslar her hareket denemesi sırasında ve dokununca ağrılı, bazen sis ve serttir. Sporcular arasında “hamlık” olarak adlandırılır.

Kas yorgunluğu ile ilgili çeşitli hipotezler ortaya sürülmüştür. Bunlardan bazıları şunlardır:

a. Metabolizma bozukluğu hipotezi: Laktik asit (süt asidi) ve diğer asitli metabolizma artıklarının birikmesi.
b. İltihap hipotezi: Aseptik, asidoza bağlı iltihap.
c. Kas sertleşmesi hipotezi: Kasın aşırı derecede sertleşmesi.
d. Mekanik hasar hipotezi: Kas zorlanması, kas gerilmesi.
Kas yorgunluğunun özellikle negatif is (fren görevi) yapan kaslarda meydana geldiği gözlenmiştir.

6-Kas yorgunluğu nasıl atlatılır?

Kas yorgunluğunun hiçbir tedavi yapılmadan, salt istirahat ile 3-4 gün içinde geçdiği ve ağrıların dindiği bilinmektedir. Bu konudaki hızlandırıcı genel önlemler olarak şunlar önerilebiliniz:
a. Sauna, b. 26-28 derece sıcaklıkta yüzme havuzu, c. Söz konusu kaslar üzerine ilik ıslak kompresler, hafif masaj antifilojistik ilaçlar (voltaren, tilcotil gibi) antioksidan C ve E vitamini.

7- Strain (Kas gerilmesi) nedir?

Kas gerilmesinde her zaman geri dönüsü (reversibl) bir işlevsel kas yaralanması söz konusudur. Bu noktada ani eksantrik (kasın boyunun uzadığı) kas faaliyeti sırasında kas elastikiyetinin sınırına eristiği, fakat bu sinirin asılmadığı bir durum söz konusudur. Bu sinirin asıldığı noktada artık kas gerilmesinden söz edilemez, o zaman kas zorlanması veya parsiyel kas yırtılmasından söz edilir. Kas gerilmesi kas liflerine paralel meydana gelir. Özellikle de kas-tendon bağlantı bölgelerine rastlar.

8-Kas zorlanması nedir?

Burada birkaç veya birçok kas lifi anatomik olarak zarar görür. Kas zorlanmasında kas liflerinin sıklığı ve elastikiyeti zorlanır. Bağ dokusu ve tek tek kas lifleri kopar. Kasın devamlılığı korunur.

9-Parsiyel (Kısmi) kas yırtığı nedir?

Burada kas lifi demeti büyük oranda zarar görür. Parsiyel (kısmi) kas yırtığında yerinde kas liflerinin büzülmesi söz konusu olur. Parsiyel (kısmi) kas yırtığı maksimum kontraksiyon (kasılma) sırasında oluşur. Bunu uyaran etken, tek tek kas liflerinin geriliminin ani değişimi ile ortaya çıkan hareket uyumsuzluğudur. Bu değişim iki etken sonucu oluşur:
a. Kuvvetli direnç.
b. Zıt kasların kontraksiyonu

10-Kas yırtılması nedir?

Kas yırtılmasında elle hissedilebilen ve gözle görülebilen bir kas erimesi söz konusu olmaktadır. Kas yırtılması birdenbire olur ve buna ilgili kas gruplarında şiddetli ağrı eslik eder. Kas yırtılmasının nedenleri iki tanedir:

a. Maksimal kontraksiyonda (kasılmada) hareket koordinasyonsuzlugu.
b. Kasılmış kasın şiddetli bir dirence karsı ani hareketi.

11-Kas yırtığını hazırlayıcı etkenler nelerdir?

Bu etkenler dört ana baslık altında toplanabilir. Bu baslıklar sırasıyla şunlardır:
a. Soğuk ve kasların yetersiz kanlanması (yetersiz ısınma).
b. Lokal ve genel aşırı yorgunluk.
c. Yetersiz antrenman düzeyi.
d. Yarışma öncesi yapılan yetersiz hazırlanma

12-Myositis ossificans (Kas kemikleşmesi) nedir?

Kas kemikleşmesi gizli kas yaralanmalarının istenmeyen sonuçlarından biridir: Burada bir kas yaralanmasının, çeşitli nedenlerle tam olarak tedavi edilmemesi sonucu kas içinde kemiğe benzer bir yapı oluşur. Kısaca iyi tedavi edilmemiş kontüzyon ve hematomun sik rastlanan bir komplikasyonudur. Bu da kasın ait olduğu eklemde ağrı ve çalışma bozukluğuna yol açması demektir.

13-Kas kemikleşmesi neden oluşur?

Kas kemikleşmesi aşağıdaki nedenlerden oluşur:

a. Tam iyileşmemiş kas yaralanmasına yüklenilme.
b. Nedbe oluşmasını önleyecek ilaçların o dönemde lokal olarak kullanılması.
c. Yen kas zorlanması ve kanamalara neden olabilecek şekildeki masajlar, yanlış masaj.

14-Kas kemikleşmesi genelde nerede görülür?

Kas kemikleşmesi genelde sporcularda M. Quadriceps femoris (Dörtbasli uyluk kası) ile kalça adduktörlerinde (bacağın içeriye doğru kapanması) görülür.

15-Eklem faresi nedir?

Eklem faresi, herhangi bir nedenle bir kıkırdak parçasının kopup, eklem içinde hareket etmesidir. Sonuçta bu oluşum eklem fonksiyonlarını bozar.

16-Masajin spor yaralanmalarındaki rolü nedir?

Sportif kas yaralanmalarından korunmada ve yaralanmanın tedavisinden sonra masaj bir rol oynamaktadır. Masaj, kasları maksimum çalışmaya hazırlamakta ve kas yaralanmalarından korumaktadır. Ayrıca, antrenman veya yarışma sonrası oluşan yorgunluk verici maddelerin kas hücrelerinden daha süratli uzaklaşmasına yardim eder.

Masajin fizyolojik etkileri şunlardır:

a. Kan ve lenf dolaşımını düzenler: Burada refleks yoluyla arteriol (küçük atardamar) ve Kabillerin genişlemesini saklamak suretiyle aktif rol oynar. Venlerin ‘toplardamarlar) bosalmasina yardimci olmak suretiyle de mekanik olarak görev yapar.
b. Uyarma ve sakinlestirme yoluyla sporcunun kendini subjektif olarak daha iyi hissetmesini saglar.

17-Soğuk tedavisi ne zaman yapılmalıdır?

Soğuk tedavisi, sportif sakatlıkların tedavisinde kullanılan ana tedavi yöntemlerinden biridir. Soğuk tedavisi yaralanmadan sonraki ilk 48-72 saat içinde yapılmalıdır.

18-Soğuk tedavisinin yararı nedir?

Soğuk uygulama ile yaralanan bölgede kan akimi azalır. Dolayısıyla kanama azalır. Tüm spor yaralanmalarından veya sakatlanmalarından sonra sislik ve kanamaya ait işaretler kaybolana kadar soğuk tedavisi yapılmalıdır.

19-Soğuk tedavisi nasıl yapılmalıdır?

Soğuk uygulaması 2 saatte bir, 20 dakikayı gedmemek kaydıyla buz torbaları ile uygulanabilir. Bir günde toplam uygulama süresi 2 saati gedmemelidir.

Eğer soğuk tedavisi derin dondurulmuş jellerle yapılıyorsa, 20 dakika yerine 13-14 dakika yeterlidir. Soğuk uygulanan alanda deri direkt temastan korunmalıdır.

20-Bandajla manin önemi nedir?

Eklemde instabilite (sabitliğini yitirmesi) olması spor sakatlığı için hazırlayıcı bir faktörü oluşturmaktadır. Bandaj özellikle instabil eklemlerde fizyolojik hareketlilik sınırlarının ötesinde olabilecek hareketlere karsı eklemi korur.

21-Kontüzyon nedir?

Direkt bir travma karsısında cilt altında dokuların aşırı derecede ezilmesidir. Kılcal (Kabiller) damarlardaki kan cilt altında toplanır ve bir sislik oluşturur.

22-Hematom nedir?

Travma (darbe) siddeti ile kilcal damarlardan disariya çikan kanin yumusak kisimlar arasinda belirli birsahada toplanmasindan ibarettir.

23-Fraktür (Kirik) nedir?

Travma (darbe) ve diger nedenlerle kemigin anatomik bütünlügünün bozulmasina kirik denir. Kemigin devamliliginin bozulmasi basit bir çatlak, genis bir ayrilma veya çok parçali olabilir.

24-Kırık neden oluşur?

Genel olarak kırıklar ya travma (darbe) ile oluşur ya da patolojik (hastalık) nedenlerle oluşur.
Burada travmaya (darbe) dayalı kırıkların oluşmasında kemiği distan ve içten etkileyen kuvvetlerin şiddeti, travmanın (darbe) geliş yönü ve etkileme süresi kırığın durumunu belirler.
Kırığın oluşmasına neden olan kuvvetler itici, çekici, sıkıştırıcı veya makaslayıcı kuvvetler olabilir. Ayrıca hastalık, yorgunluk veya yaslılık nedeniyle doku direncinin bozulması, kemiklerde kırık oluşmasına neden olur.

25-Fissür (Çatlak) nedir?

Çatlak özünde bir kırık çeşididir. Burada yani çatlakta kemiğin devamlılığı sadece bir çatlak ile bozulmuştur.

26-Distorsiyon (Burkulma) nedir?

Burkulma bir eklem zorlanmasıdır. Üç çeşit burkulma vardır. Birinci derece burkulmada eklem hafif zorlanmıştır. İkinci derece burkulmada eklem bağlarında bazı kopmalar oluşmuştur. Üçüncü derecede burkulmada ise bağlar tamamen kopmuştur.

*/?>

İlk Yardım Nedir ? adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.