Tutkuya, yani sigaraya veda

Yazar:   Tarih:   Kategori: Alternatif Tıp 

Sigarayı dost olarak görmeyin. Hayatta bir kerecik de olsa kendinize bir iyilik yapın ve bu illetten kurtulun.

Prof. Dr. Yıldız Batırbaygil HABERTURK.COM okurları için yazıyor…

VEDA Zamanının bu kadar çabuk geleceğini hiç tahmin. etmemiştim. Daha şurada birbirimize doyamadığımız 13 sene geçmişti ve daha dostluk edecek çok yıllar var sanıyordum önümüzde. O’nunla yaşamak çok keyifliydi. Bir an olsun yanımdan ayrılmazdı, ne zaman ihtiyacım olsa hep yanımda, avuçlarımda kalbim ve ciğerlerimdeydi. Ondan birisi kötü bahsetse deliye döner hemen ( kocamı bırakırım ama onu asla) diye deliler gibi müdafaa ederdim. Bu öyle bir sevgiydi ki, bence tutkuydu bu.

Sabah gözümü açar açmaz onu düşünür hemen onunla beraber olmak için yataktan fırlardım. Gerçekten göründüğü gibi iyi bir dost muydu? bazen derin nefes alınca ciğerlerim yanardı o zaman şüpheyle ona bakar, buda bazı dostlar daha doğrusu dost gözükenler gibi numara mı yapıyor bu kadar ilgime neden ciğerlerimi yakıyor diye çok düşünürdüm. Ama o yine benim çantamda en şık tabakalar içinde, yurt dışlarında en güzel otellerde ve sahillerde hep benimleydi. Ona ne kadar masraf ettiğimi bile hatırlamıyorum ama hiçte yüksünmemiştim. Geçen sene ciğerlerimle ilgili bir problem yaşayınca artık yavaş yavaş ayrılmamız gerektiğini anladım.

Bu o kadar zor bir karardı ki. Mutlu olsam, üzüntülü olsam, yorgun olup bir fincan kahve içmeye kalksam hep yanımda o vardı. Ya ben onu hayatımdan uzaklaştıracaktım, ya da o beni. Bunu dostane bir şekilde yapmak ta çok zordu ama onca sene benimle beraber olmuştu, benim için değersiz bir kâğıt parçası gibi buruşturup atamazdım ya onu. Bir gün eşim elinde bir paketle geldi, (onu bırakmanda bu yardımcı olabilir ) dedi. Yavaşça elime aldım parmaklarımın arasına buz gibi soğuk yapay bir his yayıldı, beynim bunu algıladığında sevmedi bu duyguyu. O’na dokunmak hafif çıtırtısını hissetmek ve dumanı içine çekip dışarı fırlatırken ki değişen ruh durumu, bunu anlayabilmek için tiryaki olmak lazım.

Beynim sevmedi bu elektronik aleti. Bir kahve içeyim dedim onunla ne zevksizdi, ne o benim dilimden anladı ne de ben onun. Böylece bile bile eski aşkıma döndüm. Aylarca bu mutluluğumuz sürdü ta ki tekrar ciğerlerimde sorun çıkana kadar. Derin nefes almak istiyorum tıkanıp, öksürüyorum ve azıcık ciğerlerime hava gidebildiği an gizlice onunla buluşuyorum. Marifet gibi. Bu aptallığım iyice hasta etti beni ve doktoruma gidince ( Onu bırakamadın değil mi? ) dedi.

İşte yine herkes gibi haklı olarak O’da dırlanmaya başlayacaktı. Gözlerine bakınca ilk defa korku, endişe ve kızgınlığını gördüm. Adeta bana ( Aptal kadın nereye kadar gideceksin, gün geçtikçe geri dönüş imkânsızlaşıyor, şimdi bir umut varken ne bu zaafın ) der gibiydi. Doktoruma çok güvenirdim mükemmel bilgisinin yanında beşeri ilişkileri ve karşısındakine verdiği güven, O bambaşka bir insan ve benim tutkumu bildiğinden, beni strese sokmamak için kelimelerle söylemediği şeyi tek bir bakışıyla söyledi. İşte o zaman ilk defa utandım. Bezgin, çaresiz, üzgün, kısık bir sesle ( Pekâlâ ) dedim. Eve gelince ona ait ne varsa önce hepsini göz önünden kaldırmaya başlarken durdum ve ( Bunca sene bu kadar güvendiğim dost sandığım ama sonuçta en büyük düşmanımdan daha fazla zararını gördüğüm bu nesneyi göz önünden kaldırırsam onu cezalandırmış değil, affetmiş olurum ) diye düşünüp paketler, tabakalar, çakmaklar her şeyi ortada bıraktım. Böylece onunla her göz göze geldiğimizde, o beni yaktığı için vicdan azabı çeksin, bense onun bana neler yaptığını hiç unutmayayım, bunca sene zaafıma nasıl yenik düştüysem şimdi de irademin zaafımı nasıl yendiğini ( inşallah) görsün diye, hiçbir şeyi kaldırmadım. O gece hiç uyuyamadım sabahın üçünde de kalktım.

Pencereden dışarı bakınca ilk karın uçuşarak yağdığını etrafı şimdiden beyaza büründürdüğünü görüp tarifsiz bir mutluluk duydum. Şöminemi yaktım sonra kendime bir kahve yapıp Pencerenin önüne otururken bir anda onunla göz göze geldim. İnanın mideme hafif bir kramp girer gibi oldu. Gözlerimden iki damla yaş indi ama arkamı dönüp camın önüne oturdum ve yeni tadına alışmaya çalıştığım kahvemi içmeye başladım.

Bir ara bu paketi şömineye atayım dedim ama sonra ( o beni senelerce yaktı ben dostluk ateşi sanmıştım, aynı şeyi ben ona hangi vicdanla yaparım ) dedim ve hafifçe korka korka paketi elime aldım, kapağı açtım, yüzümü onun üzerine kapatıp derin derin kokladım. O her zaman ki sevdiğim koku yoktu. Herhalde beynim ona olan kırgınlığımın büyüklüğünü anlayıp artık onu sevmemem, beğenmemem konusunda kendini şartlandırmaya başlamıştı. Bu bana acayip keyif verdi. Biliyorum önümde çok zor günler var, hayatta hiç bir şeyi zorlama ve dayatmayla yaptırmadım kendime, çünkü mutsuzluğun daha zararlı olduğunu bilirim ama bu defa onu bırakmakla mutlu olduğumu hissediyorum.

Doktoruma söz vermiştim. O benim doktorum olarak endişelenip benim iyiliğimi isterken, benim kendimi düşünememe gibi bir lüksümün olamayacağını anladım artık ve ben çok güvendiğim doktoruma söz verdim tutmak zorundayım. Her defasında kapısına gidip hastalığıma çare aradığım, gece gündüz hep aynı iyi niyetle, güler yüzle ilgi gördüğüm doktorum bir kere benden bir şey istemiş hem de benim iyiliğim için ayıp olmaz mı sözümü tutmamam. İşte böyle, inşallah geç kalmamışımdır. Keşke sizde artık kendinizi karşınıza alıp, yeniden değerlendirseniz. Belki sizde geç kalmamışsınızdır.

Bu yazıyı geçen sene Ankara’ya karın ilk düştüğü gün yazmıştım. Sanırım tekrar içmek için çok bahanelerim oldu (sanki bunun bahanesi varmış gibi) çoğunda direndim, çoğunda direnemedim ve her zaman olduğu gibi tutku gücünü hep gösterdi. Şimdi mi? Siz tahmin edin? Artık onu dost olarak görmüyorum ve hayatta kendim için iyi bir şey yapabildiğim için de çok mutluyum. Hepinize bol oksijenli ve pozitif enerjili günler diliyorum.


İlginizi Çekebilecek Diğer Konular :

Tutkuya, yani sigaraya veda adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.

İptal