Meditasyon nedir?

Yazar:   Tarih:   Kategori: Alternatif Tıp 

Meditasyon, esnek bir yaklaşımla günlük stresi, kaygıyı azaltıp içsel bir huzur yakalama yoludur. Meditasyon güvenli ve basittir. Kişinin fiziksel, duygusal ve zihinsel hallerini dengeler. Doğu dünyasına aitmiş gibi görünse de batı dünyasında da, şehir yaşamında da yerini almıştır. Meditasyonu yediden yetmişe herkes yapabilir. Bugün en yoğun ve kalabalık havalimanlarından olan Pittsburg Havalimanında bile geniş bir meditasyon salonu bulunmaktadır. Geleneksel olarak meditasyon ruhsal gelişim için kullanılagelmiştir: Daha bilinçli olmak, içinizdeki ışığı ve sevgiyi çıkarmak, bilgelik, içimizdeki rehberin daha çok farkında olmak, gerçek benliğinize ve ruhunuza ulaşma yolculuğunuzu hızlandırmak için… Ama günümüzde hızla akan dünya içersinde, stresi atmak, rahatlamak için son derece değerli bir araç haline gelmiştir. Meditasyonun tarihi her ne kadar oldukça geçmişe dayansa da onunla ilgili bilimsel araştırmalar 1960’lı ve 70’li yıllara dayanır.

O yıllarda Hindistan’da bazı kişilerin otonom sinir sistemlerini istediklerinde kontrol edebildikleri rapor edildi. Ve birçok sağlıkçı yan etkileri fazla olan stres giderici ilaçların yanında alternatif olabileceğini düşünerek araştırmalara ağırlık verdiler. Harward Tıp Okulu’ndan Dr. Herbert Benson, meditasyonu gevşeme tepkisi olarak tanımlıyor. Çeşitli yogiler ve uzun süreler boyunca meditasyon yapan insanlar üzerinde yaptığı araştırmalarda meditasyon işleminin sempatik sinir sistemi etkilerine karşı tavrını keşfetti. Sempatik sistem kalp ritmini, solumayı ve kan basıncını artırırken, meditasyon sırasında aktif hale gelen parasempatik sistem bunun tam karşıtını yapmaktadır.

Kaslardaki gerginlik azalır, kan basıncı düşer (bazı uç deneklerin meditasyon sırasında vücut ısısının azaldığı, bazal metabolizmasının yavaşladığı gözlenmiştir), vücudun oksijen ihtiyacı azalır ve beyin dalgaları yoğun beta dalgasından sakin alfa dalgasına değişir. Tıp bilim adamlarının araştırmaları meditasyonun getirdiği rahatlamanın tehlike karşısında duyduğumuz ‘savaş ve kaç’ tepkisinin tam tersi yönde hareket ettiğini saptamıştır. Böylesine derin gevşeme ve rahatlama hissi uykuya göre çok daha üstün nitelikler taşımaktadır. Günde 1-2 kez yapılan 20 dk.lık meditasyon hem fiziksel hem zihinsel sağlığınız açısından önemli gelişmeler sağlayacaktır. Harward Tıp Okulu’ndan Dr. Herbert Benson, meditasyonu gevşeme tepkisi olarak tanımlıyor. Çeşitli yogiler ve uzun süreler boyunca meditasyon yapan insanlar üzerinde yaptığı araştırmalarda meditasyon işleminin sempatik sinir sistemi etkilerine karşı tavrını keşfetti. Sempatik sistem kalp ritmini, solumayı ve kan basıncını artırırken, meditasyon sırasında aktif hale gelen parasempatik sistem bunun tam karşıtını yapmaktadır.

Kaslardaki gerginlik azalır, kan basıncı düşer (bazı uç deneklerin meditasyon sırasında vücut ısısının azaldığı, bazal metabolizmasının yavaşladığı gözlenmiştir), vücudun oksijen ihtiyacı azalır ve beyin dalgaları yoğun beta dalgasından sakin alfa dalgasına değişir. Beynimizin yaydığı bu elektriksel dalgalar, çeşitli denekler üzerinde yapılan EEG araştırmaları sonucu 4 gruba ayrılmıştır. Delta: Beyin dalgalarının en ağır frekanslı olanı deltadır. Hızı saniyede 0-4 devirdir. Beyin bu frekansa derin uykuda, komada veya kişi anestezi altındayken geçer.

Teta: Frekansı 4-7 devir arasındadır. Uyuklama halinde rastlanır. Aynı zamanda yeni bilgilerin özümsenmesi durumunda da bu dalgaya rastlanır. En iyi koşullarda dahi, uyanıklık saatlerinde yayınlanan toplam beyin dalgalarındaki teta dalgası oranı %5’i pek aşmaz. Yani Uyanık haldeki bir insanın EEG’sinde bu dalgaya pek rastlanmaz. Teta uyku haliyle alakalı olsa bile ani bir ilham, içsel görü anında, derin gevşeme veya hayal kurulan durumlarda, derin şifa meditasyonunda ortaya çıkar. Alfa: Saniyede 7-14 devir yapar.

Araştırmalara göre bu dalganın üretiminin artması Zen ve Yoga meditasyonlarına eşlik eder. Daha sonra alfa dalgası yerini tetaya bırakır. Alfa ve teta dalgalarının arttığı zamanlarda maddi evrenden uzaklaşma, birlik hissi ve kişisel kimlikten uzaklaşma hisleri geldiği bilinmektedir. Alfa düzeyinin fiziksel beden üzerinde de şifalandırma ve yenileme etkisi vardır. Beta: Alfa kategorisinin üstüne çıktığımızda yani saniyede 14 devri aştığımızdaki tüm dalgalar beta kategorisine alınabilir. Diğerlerinden farklı bir faaliyeti vardır. Sıklıkla ritmik değildir ve düşük voltajlıdır. Uyanık, mantıklı, analitik davranış ve problem çözerken içinde olduğumuz konsantrasyon durumuyla ilgilidir. Beta halindeyken acı, endişe, korku, mutluluk, sevinç gibi her şeyi hissedebilirsiniz.

O belirli bir zihin ve duygu düzeniyle bağlantıda değildir. Araştırmalar erişkinlerin uyanık haldeki beyin dalgalarının beta düzeyinde olduğunu göstermiştir. Oysa buluğ çağına henüz ulaşmamış çocuklar uyanıklık halinde %80 oranında alfa hali içinde geçirirler. Meditatif hal beyin dalgalarını yoğun ve karmaşa halinden daha sakin bir hale getirerek zihin ve beden üzerinde dinlendirici, şifalandırıcı etki yaratır.

Herkesin Bir Meditasyon Deneyimi Vardır Meditasyon kelime olarak size belki de yabancı gelmiş olsa da aslında küçüklükten beri zaman zaman farkına varmadan deneyimlediğimiz bir olgudur. Çocukluktan başlayalım. Masal anlattığınız bir çocuğu gözlemleyin. Değişik masal dinlemek yerine hep aynı masalı dinlemek isteyebilir. Hep aynı şeyleri dinlemekten bir türlü bıkmaz, aksine mutlu olur. Bu onun için bir meditasyondur. Çok ilginizi çeken bir kitabı, belki resimli bir sanat kitabını elinize aldığınızda sadece ona nasıl odaklandığınızı düşünün. O an başka bir şey ilginizi çekmez, sadece o kitap vardır. Veya çok severek ve isteyerek bir filme gittiğinizde ilginizi tümüyle ona odaklarsınız. Öyle ki film arasında veya bitişinde önce bir şaşalar kendinize gelinceye kadar biraz duraklarsınız. Ya da bazı ev hanımları –ki genelde yemekleri beğenilenler yemek yaparken onlar için sadece ve sadece yemek vardır. Yağı, tuzu, tadı… Sanki yemekle bir olurlar.

Başka düşünceye yer yoktur. Bu da bir nevi meditasyondur. Bir başka örnek olarak da dua etmeyi ve dinsel ibadetleri verebiliriz. Dua ederken ya da namaz kılarken meditatif hale geçersiniz. Kilise veya diğer ibadethanelerde düzenlenen törenler de meditasyon niteliği taşırlar. Meditasyona gösterilebilecek en güzel örneklerden biri de sema gösterilerinde yer alan semazenlerin dönüşleri sırasında vecd haline ulaşmalarıdır. . Görüldüğü gibi meditasyon aslında hayatımıza yabancı bir kavram değildir. Neden Meditasyon Yapmalı? Yoğun koşturmacadan sonra yorulduğunuz hissettiğinizde bedeninizi mutlaka dinlendirirsiniz. Yatarak, kısa bir uykuyla, sıcak/ılık bir duşla vs. Ya beyniniz? Meditasyon de beyni dinlendirmenin yoludur. Zihninizin sakinleşip beyninizi sürekli kurcalayan onlarca, yüzlerce düşünceden uzaklaşmak size içsel dinginliği ve huzuru getirecektir. Böylece zihinsel faaliyetleriniz daha dengeli ve bir mantık çerçevesinde düzgünce işlemeyi başarabilecektir. Tabi meditasyonda beynin dinlenmesi, arınması ile bedenin gevşemesi beraber sağlanacağı için bir taşla iki kuş vurulmuş olur. Beyni susturup dinlendirebilmek ise düşünsel yeteneklerinizi ve yaratıcılık potansiyelinizi yüksek düzeye çıkartır. Çünkü gereksiz karmaşa zihinden uzaklaştırılmıştır.

Meditasyon yapmak böylece gündelik hayat açısından size uykunun veremediği bir rahatlama ve derin bir dinlenme imkanı sağlayacaktır. Meditasyon hali tam olarak yaşıyor olmanın farkındalığını size hissettirir. Günlük yaşamın gürültüsü çoğu zaman gerçekte içinizde yaşadıklarınızı ve bedeninizin size anlatmak istediklerini duymanızı engeller. Oysa meditasyon esnasında bedeninizin ve içinizin size ne dediğine kulak vermeye başlarsınız. Bu gevşeme halindeyken gerçekten yaşadığınızı, soluk alıp verdiğinizi, bedeninizi ve ruhunuzu fark eder, kendinize karşı duyarlılığınızı arttırırsınız.

Bu kendi içinize doğru bir yolculuktur aslında. Yüzeysel yaşamdan kendi derinliğinize doğru yapılan bu yolculuk, yaşamın rüzgarında sürüklenirken durup kendi kontrolünüzü ele geçirmenize, kendinize karşı daha hoşgörülü ve sevgi dolu olabilmenize yardımcı olur. Zihinsel Karmaşada Kaybolmak Bir gelişim çağında yaşıyoruz. Sürekli ve hızlı bir devinim içinde kendi hayatımızı sürdürebilme çabasındayız. Bu karmaşada insan bir süre sonra kendi farkındalığını yitirme tehlikesiyle karşılaşıyor ve sonuçta yitirebiliyor da. Siz zihninizi yönettiğinizi zannederken aslında o sizi yönetiyor. Ama içi çelişkilerle, karmakarışık fikirlerle dolu bir zihinle ne kadar sağlıklı ilerlemeler kaydedebiliriz? Korkular, endişeler, çeşitli düşünceler o küçücük yere tıkılmış birbiriyle mücadele ediyor ve siz o anda hangisi galip gelirse ona uyarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz.

Söyleme istemediğiniz şeyleri söylüyor, aslında hiç istemediğiniz davranışlarda bulunuyor kendinizi ve karşınızdakini kırıyorsunuz belki de. Ya da zihninizin artık eskisi gibi hızlı, net çalışamadığında şikayetçisiniz, yaratıcılığınız tıkanıyor, anlama kapasiteniz, hafızanız düşüyor olabilir!! Ama kendinize fazla yüklenmiyor musunuz? Biraz herkesi susturup dinginliği yaşamak istemiyor musunuz? İnsanlara şehir ve iş hayatında bunalınca tatil beldelerine kaçarlar, huzur ve dinlence için. Peki ya zihniniz? O nereye kaçacak?

İster Venedik ister Bodrum ister Hawaii olsun dinlence yeriniz. Karmaşanız zihninizde olduğu sürece dünyada kaçabileceğiniz hiçbir yer yok, kendinizden kaçamayacağınıza göre!!! Bu çağda artık insanlar gerçek dinlence için içsel huzuru bulmaya yöneldiler. Neden Meditasyon? Sorusunun bir cevabı da budur işte: Zihninizle tanışmak ve onunla barışmak… Meditasyon yaparken zihninizle baş başa kalırsınız. İçinde yer alan kargaşayı keşfedebilirseniz eğer bu kör dövüşü de sona erer artık. Bazen zihinle baş başa kalmak düşüncesi rahatsız eder sizi ve kaçarsınız. Çünkü hep onunla didişmektesinizdir. Kim bilir belki şimdiye kadar kararsızlıklarla dolu olarak, duygu ve düşünceleri evirip çevirerek yaşadınız. Oysa zihninizle barış yapmak size kendinizi tanıtır. Zihninizin dinginliği, iç suskunluk kadar değerli bir dinlenme paha biçilmezdir.

*/?>

Meditasyon nedir? adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.