Kulak Akintisi Otore Hastaligi Nedir

Yazar:   Tarih:   Kategori: Genel Sağlık 

Kulak Akıntısı (Otore) Hastalığı, Kulak Akıntı

Kulak akıntılarında hastanın öyküsü çok önemlidir. Otorenin üst solunum yolu en­feksiyonu ve kulak ağrısıyla birlikte olma­sı, dışkulak yoluna su kaçtıktan sonra ya da kendiliğinden ortaya çıkması gibi du­rumlar sorulmalıdır. Bazı hastalar dışkulak yoluna sızan serümeni hastalık olarak de­ğerlendirebilirler. Kulak akıntısı hem otitis eksterna hem de otitis mediada görülebi­lir. Akut furonküloz ve akut otitis mediada ağrı akıntıdan önce ortaya çıkar. Yaygın otitis eksterna ise özellikle alerjik ekzema-töz bir reaksiyon durumunda koyu olma­yan seröz bir akıntıyla ortaya çıkabilir. Akut furonkülozda akıntı nekrotik madde içeren bir sıvıdan oluşur. Dışkulak yolun­da seroziteye neden olan bütün durumlar mikroorganizmaların yerleşmesi ile pürü-lan akıntıya neden olur. Bunlar piyojen (stafilokok, streptokok, difteroidler) ya da mikotik kaynaklıdır. Pürülan bir akıntının orta kulaktan kaynaklanması için kulak zarının mutlaka delinmiş olması gerekir. Akut otitis mediada birkaç gün içinde akıntı kesilir ve zar iyileşir. Bol miktardaki akıntının bir hafta ya da daha uzun sürme­si koalesan mastoidit geliştiğini ya da östaki borusu yetersizliğine bağlı olarak orta kulak mukozasının reaksiyon gösterdiğini düşündürür.

Dışkulak yolu derisi kan dolaşımı açısın­dan çok zengin ve hassas olduğu için her türlü travma ve dışkulak yolu enfeksiyo­nunda kanlı akıntı olur. Ortakulak neden­li kanlı kulak akıntısı enfeksiyonların iyi­leşmesi sırasında ortaya çıkan granülasyon ve poliplerden kaynaklanır. Travma öykü­sü bulunmayan kanlı kulak akıntılarında çok dikkatli olmak gerekir; çünkü söz ko­nusu durum belirli bir habis oluşumun ha­bercisi olabilir. Aksi kanıtlanana kadar be­yaz berrak sulu akıntı beyin omurilik sıvı­sı olarak kabul edilmelidir. Bazen dışkulak yolu derisinin kontrakt dermatiti sulu bir akıntıyla birliktedir ancak bu akıntı glukoz içermez.

Kulak akıntılarında ilk yapılacak işlem dış­kulak yolunun temizlenmesidir. Enfekte artıklar iyi bir aydınlatma altında çubuğa sarılmış pamukla temizlenmeli ya da mik­roskop altında dikkatle aspire edilmelidir.
Akut otitis mediaya bağlı bir akıntıda yal­nız kulak yolu temizlenir, kulak damlaları önerilmez. Uygun antibiyotiklerle tedavi­ye başlanarak akıntıdan alınan örnek kül­tür için laboratuvara gönderilir.

Kronik otitis eksternada enfeksiyon etkeni genellikle gram negatif bakterilerdir. Ku­lak temizliği ve yerel ilaçların uygulanma­sı önemlidir. Bu işlem sık aralıklarla (mümkünse her gün) tekrarlanmalıdır. Ye­rel antibiyotikli damlalar ve steroidler kul­lanılabilir. Sistemik antibiyotik tedavisine gerek yoktur. Mantar enfeksiyonu söz ko­nusu olduğunda, yine en iyi tedavi bölge­nin temizlenmesi ve yerel antimikotiklerin (nistatin, klotrimazol) kullanılmasıdır. Akıntı nedeni dışkulak yolunda granülas-yon dokusu ya da polip ise ameliyathane koşullarında biyopsi yapılması gerekir.

Kronik süpüratif otitis medianın tubotim-panik (tehlikesiz) tipinde akıntı bir kez kuruduktan sonra, yinelenmemesi için ku­lağın suyla teması önlenmeli ve üst solu­num yolu enfeksiyonu geçirilmeden teda­vi edilmelidir. Kulak zarmdaki delik cerra­hi olarak kapatılır (miringoplasti) ve işit­me kaybı kulak zarı ve kemikçik zincirinin onarılmasıyla düzeltilir (timpanoplasti).

Kronik süpüratif otitis medianın tehlikeli tipindeyse işitme kaybının tedavisinden önce enfeksiyon kontrol altına alınmalıdır. Radikal mastoidektomi, attikotomi, attiko-antrostomi gibi çeşitli cerrahi girişimlerde amaç, hastalıklı ve enfekte kemik dokusu­nu çıkartmak ve dışkulak yoluna açılan düzgün ve geniş bir boşluk yaratmaktır.

Kulak Akintisi Otore Hastaligi Nedir adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.