CALTORİN (Bel/Boyun Fıtığı ve Kireçlenme)

Yazar:   Tarih:   Kategori: Alternatif Tıp 

Image

ÖNERİLER: Emilimi hızlandıracağından yağın uygulandığı bölgenin streç film ile sarılması önerilir.

ARDIÇ YAĞI

Ardıç yağı , eklem ve kas ağrılarını yatıştırır, hareket kabiliyetini artırır.
Ağrılı bölgelere masaj yapılarak uygulanması büyük fayda sağlar.
Ardıç yağıyla yapılan masajlar çarpma, burkulma, ezilme gibi durumlarda da etkilidir.

ÇÖREK OTU

Çörekotu bitkisi dünyanın değişik yerlerinde değişik isimlerle bilinir ve destekleyici tedavide de bolca kullanılır. Açık mâvi renkli çiçekler açan ve 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitkidir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da yetiştirilmektedir.
Çörek Otu asırlar boyunca, bitkisi ve yağı ile birlikte, Afrika’da, Asya’da ve Ortadoğu’da, günümüzde ise Amerika ve Avrupa’da milyonlarca insan tarafından “sağlıklarını desteklemek için” kullanılmaktadır. Aromatik bir baharat türü ve siyah rengi hariç susam tohumuna benzer olan çörekotu, geleneksel olarak çeşitli durumlar ve tedaviler için mükemmel bir ilaç olarak da kullanılmıştır. Takriben %21 protein, %38 karbonhidratlar ve %35 bitkisel yağlardan oluşmaktadır. İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve uçmayan yağlardır. Diğer maddeler ise, linoelik asit(Omega-6, Omega-3), oleic asit, palmitik asit, kalsiyum, sodium, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenium, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve vitamin C dir.

Yukarıdaki maddelerden özellikle nigellon ve thymoquinon etken maddeleri çörek otunun destekleyici özelliğiyle doğrudan alakalıdır.

Bel ağrısı, boyun ağrısı gibi omurga hastalıklarında, kas ağrılarında ve birçok romatizmal hastalıkta çörek otu yağı sorunlu bölgeye uygulandığı takdirde ağrıları giderir, hareket kabiliyetini arttırır.

ISIRGAN OTU YAĞI

Yaprak tüycüklerinin köklerinde bulunan histamin benzeri bir madde nedeni ile şiddetli kaşıntılara neden olabilen ısırgan otu ,A vitamini, C vitamini ve demir içermektedir.
Romatizmal hastalıkların neden olduğu eklem ağrılarında uygulanırsa, kan dolaşımını uyaracağından ağrıların giderilmesine yardımcı olur. Siyatik, lumbago ağrılarını giderir.

Diskler, bütün omurga boyunca omurlar arasında yer alan ve böylece omurların birbiri üzerinde daha kolay hareket etmesini sağlayan sert kauçuk kıvamında yapılardır.

Disk hasarı omurganın herhangi bir seviyesinde meydana gelebilir. Fakat fıtıkların %90’ı bel bölgesinde görülür. Bunun nedeni,beldeki disklerin daha üst seviyedeki disklere göre daha fazla ağırlığa maruz kalmasıdır.

Disk hernisi (fıtık) nasıl oluşur?

Dejenere olarak elastikiyetini kaybeden disk, herhangi bir zorlama veya yanlış hareketle fıtıklaşır ve disk aralığından omurilik kanalına doğru sarkar. Bu duruma disk hernisi denir. Bu fıtıklaşma beldeki omurlarda olmuşsa bel fıtığı, boyundaki omurlarda olmuşsa boyun fıtığı denir. Fıtıklaşan disk materyalinin, sinir kökünü sıkıştırması sonucu değişik şiddette bel ve bacak ağrısı, boyunda oluşursa kol uyuşması, kol ve boyun ağrıları ortaya çıkar.
Sinir kökü sıkışması ile beraber sırtta omurganın yanında yer alan adaleler refleks olarak kasılır ve spazmdan dolayı hareketle artan ağrılar oluşur.

Sinir kökü sıkışması, çeşitli derecelerde bulgu ve belirtilerin gelişmesine neden olur. Bunlar ;

– Bacağa yayılan ağrı ( boyun fıtığı ise kola yayılan ağrı görülür.)
– Öksürmek, ıkınmak hapşırmakla ağrıda artma
– Çok uzun süre herhangi bir pozisyonda kalmak ( ayakta durma, oturma, yatma gibi ) ağrıyı artırır.
– Belde eğrilikler ( skolyoz ) oluşabilir. Vücut refleks olarak ağrıyı hafifletmek için karşı tarafa eğilir.
– Sıkışan sinir kökünün yerine bağlı olarak bacakta, ayakta, kolda uyuşukluk gibi duyu değişiklikleri.
– Sıkışan sinir kökünün seviye ve tarafına göre bacakta veya kolda ortaya çıkan kuvvetsizlik
– Refleks değişiklikleri ( azalma, kaybolma gibi )

Disklerde oluşan bu fıtıklaşmalar, düşme, kayma veya çok ağır bir cisim kaldırma gibi omurgayı aşırı zorlayıcı hareketler yüzünden, aşırı fiziksel güç gerektiren ağır işlerin sürekli yapılması, bel bölgesinin fazla zorlanması gibi nedenlerle oluşabileceği gibi, yaşlanmaya bağlı disklerde oluşan yapısal bozukluklar, kasların güçsüz olması ve şişmanlık gibi nedenler de bel ve boyun fıtığına yol açabilir.

http://www.eczanemden.com/main/caltorin_belboyun_fitigi_ve_kireclenme-17-0-2.html

*/?>

CALTORİN (Bel/Boyun Fıtığı ve Kireçlenme) adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.