Bilim ve Mühendislik (SCIENCE and ENGINEERING) Geleceğin Meslekleri

Yazar:   Tarih:   Kategori: Genel Sağlık 

Uzay Rehberi (Space Tour Guide)

Konu ‘Uzay Seyehatine’ geldiği zaman, hepimiz için düşünülebilecek şeylerin sayısı sınırsız. Birçoğumuza hâlâ imkansız gelen turistik uzay seyehatleri, çoktan hayata geçirildi bile…

Bağımsız ve özel taşımacılık şirketi Virgin Galactic, uzaya turist göndermeye şimdiden hazır. Şirket 300 kişilik kontenjanı olan ilk uzay seyehatini gerçekleştirdikten sonra, yenileri için internet sitesi üzerinden gönüllü aramaya başladı.

Şirketin sahibi Richard Branson, Amerikalı uzay araçları mühendisi Burt Rutan ve Virgin Galactic yetkililerinin tanıtımını yaptığı ilk özel uzay aracı SpaceShipTwo;  2 pilot ve 6 yolcu taşıma kapasitesine sahip. Uzay uçuşunun bir yolcuya maliyeti ilk seferlerde 200 bin dolar. (Daha sonra bu ücretin kademeli olarak azalması bekleniyor.) Virgin Galactic’in 380.000feet’e çıkması beklenen seyehat mekiğini atmosfer dışına  “Eve” adı verilen 42 metrelik bir roket taşıyacak. 

Virgin Galactic’in uzay seyahatlerini satması için anlaştığı Portland’daki Hurley Travel Experts firması, bu deneyimi yaşamak isteyen yaklaşık 300 kişinin 40 milyon dolarlık ön ödeme yaptığını açıkladı.

Robot Teknisyeni (Robotics Technician)

Seri üretim, cerrahi operasyon gibi milimetrik hassasiyet gerektiren işler için vazgeçilmez bir yardımcı olan robotların, iş hayatında ve toplumdaki yeri giderek büyüyor. Bu robotların bakımı, çalıştırılması, problemlerinin halledilmesi ve operasyonlarının yönetilmesi için yetenekli ve donanımlı çalışanlara ihtiyaç var. Klasik mekanik ve son teknolojinin bir birleşimi olan ‘Robotics’ dünyası için ekonominin hiç durmadan dönen çarkları gelecekte ‘Robot Teknisyenleri’ için de dönmeye devam edecek. 

Nanoteknolojist (Nanotechnologist)

Bilimin sınırları her geçen gün genişlliyor;  atmosferin dışında katedilen mesafeler, önemli robotik ve mimari tasarımlar derken aynı zamanda giderek ‘küçülen’ tasarım trendlerini de göz ardı edemeyiz.

Nanoteknoloji; moleküler boyutlarda çalışan ve nanometre ile ölçülebilecek yapılar oluşturarak birbirinden ayrılmış atomları moleküler düzeyde manipüle eden bir bilim dalı. Nanoteknoloji kelimesini ilk defa kullanan kişi Tokyo Bilim Üniversitesi’nden Norio Taniguchi olmuş; 1974’de yayınlanan bir makalede Taniguchi’nin Nanoteknoloji için yaptığı tanım şöyle: “‘Nano-teknoloji’ genel olarak malzemelerin atom, atom-molekül ya da moleküler olarak işlenmesi, ayrılması, birleştirilmesi ve bozulmasıdır.

Daha önce teknik olarak imkansız olduğu düşünülen şeylerin, ilerleyen teknoloji sayesinde bir bir aşılması Nanoteknoloji’yi giderek büyüyen genç bir bilim dalı sınıfına sokuyor. Enerji üretimi, tıp ve elektronik branşlarında heyecan verici gelişmelere neden olması beklenen Nanoteknoloji, geleceğin en önemli meslek dallarından biri olacak. 

Türkiye’de de şimdiden nanoteknolojiyi üretir hale gelebilmek için uygun adımlar atmaya başlamış durumda. Tübitak’ın 2023 Vizyon Programı’nda nanoteknoloji yer almış ve yol haritası oluşturulmuş.

Bu alandaki en önemli gelişme Bilkent Üniversitesi’nde Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’nin (UNAM) kurulmasıdır. Bu merkezin amacı Türkiye’de nanoteknolojinin araştırma merkezi olmaktır. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından 28 milyon YTL yatırım yapılan merkez son derece modern aletlerle donatılmıştır. Türkiye’nin her yerinden araştırmacılar UNAM’ın bu imkanlanlarından yararlanabilmektedir. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, TÜBİTAK MAM gibi merkezler de nanoteknoloji araştırması yapılan yerlerdendir. 

Ülkemizde nanoteknoloji ile ilgili etkinlikler de yapılmaktadır. Bunlardan bazıları 4 yıldan beri yapılan NANO TR konferansları, 22-23 Aralık 2008 tarihleri arasında Sabancı Center’daki “Nanoteknoloji Pazarı”dır. Şu anda Türkiye’de yeni kurulan 13 tane nanoteknoloji şirketi vardır. Büyük şirketlerin de nanoteknolojik ürünleri piyasaya sürülmüştür.

Nanoteknoloji yavaş yavaş hayatımıza giriyor. Günümüzde nanoteknolojinin 2. devresinin sonlarındayız. 2010 yılı itibari ile 3. nesil, 2020 yılı itibari ile de 4. nesil nanoteknolojik ürünlerin çıkması bekleniyor. ABD’de de bulunan Project On Emerging Nanotechnologies adlı kurumun internette yayınladığı listede Ocak 2009 itibari ile 803 nanoteknolojik ürün bulunuyor. Listede sağlık, tekstil, elektronik, otomotiv, gıda ürünlerinden örnekler var. Ürünlerin listesine http://www.nanotechproject.org/inventories/consumer/browse/products/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Simülasyon Mühendisi (Simulation Engineer)

3D teknolojisi her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Bu teknolojiyi kullanan filmler çoktan rahatsız edici anaglif tekniğini geride bıraktılar bile… Örneğin dünyanın en çok gişe yapan filmi olarak tarihe geçen James Cameron’ın Avatar’ı gerek çekim, gerekse canlandırma alanında teknik olarak çığır açtı.

Yaşanan son gelişmelerin ışığında bir değerlendirme yapacak olursak holografik ve diğer simülasyon bazlı grafiklerin hayatımızdaki yerini almasına çok da zaman kalmadığını söyleyebiliriz. MSNBC’de yayınlanan bir haberde UCSD’s Jacobs School of Engineering’in dekanı Frieder Seible’ın şu sözlerine yer verilmiş:

“Simulasyon bugüne kadar varlığını sürdüren tüm mühendisliklerin ve tüm endüstrilerin içinde yer alacak.”

Devasa hologram grafiklerinin, interaktif ve yönlendirilebilir simülasyon verilerinin, fizik yasalarından yararlanan bilgisayar teknolojilerinin devri çoktan başladı. Gelecek 20 yıl içersinde simülasyonların günlük hayatın her alanına yayılacağını düşünüyoruz. 3D teknolojilerine hakim olan mühendisler, geleceğin aranan kişileri arasında olacak.

Enerji Kaynakları Mühendisi (Energy Resources Engineer)

Dünya üzerindeki enerji kaynakları, klasik ve alternatif kaynaklar olmak üzere ikiye ayrılabilir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan enerji kaynakları elektrik, petrol ve doğalgaz olarak sıralansa da yaşanan çevresel gelişmelerin bunun uzun sürmeyeceğini söylediğinden hepiniz haberdar olmuşsunuzdur.

Bu nedenle klasik enerji kaynaklarına alternatif olarak sunulan güneş, rüzgar, hidrojen, hidroelektrik ve jeotermal enerji kaynakları konusunda uzmanlaşmak hem kariyerimiz hem de gezegenimizin geleceği açısından iyi bir fikir…  Doğada sürekli var olan faktörlere dayalı olan bu kaynakların en önemli özelliği yenilenebilir olmaları ve doğaya zarar vermemeleridir.

Bir ‘Enerji Kaynakları Mühendisi’ ne yapabilir? Daha etkin rüzgar türbinleri tasarlayabilir, daha gelişmiş solar paneller inşa edebilir, daha güvenli atomik füzyonlar gerçekleştirebilmek için çalışabilir ya da enerji alanındaki bir sonraki büyük buluşu gerçekleştirebilir. Bir Erke Dönergeci hikayesine dönmediği sürece neden olmasın?

Uzay ve Havacılık Mühendisi (Aerospace Engineer)

MIR’i bilmeyen yoktur. Mir (Rusça: Мир, dünya veya barış) oldukça başarılı bir Sovyet uzay istasyonuydu. İlk modülü 19 Şubat 1986’da uzaya gönderildi. İnsan ırkının içinde uzun süre ve düzenli olarak yaşamayı başarabildiği ilk uzay araştırma istasyonu olan MIR; yapılan uluslararası işbirliği sayesinde çeşitli milletlerden uzayadamlarının kullanımına açıldı. 1986 ile 1996 yılları arasında gönderilen pek çok modül ile başarılı bir şekilde yörüngede kalmayı başaran MIR, 23 Mart 2001 tarihinde görevine son verilerek atmosfere sokuldu ve yanarak yok olması sağlandı. 28 uzun süreli mürettebatı ile 4.594 gün görevde kalan MIR, bugün birçok bilimadamı ve araştırmacıya ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

MIR mühendislerinin öncelikli amacı uzayda geniş ve yaşanabilir bir bilimsel laboratuvar ortamı sağlamaktı. Amerika Birleşik Devletleri, MIR projesine karşılık olarak Space Station Freedom istasyonunu yapmayı planlamış, ancak bu proje Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından uluslararası işbirliği yolu açılması üzerine durdurulmuştu. O günden bu yana, uluslararası kamuoyunun  kullanımına açılacak ve insan ırkını uzayda bir adım daha ileriye taşıyacak çeşitli çalışmalar yapılmaya devam ediyor.

 Uzay ve Havacılık mühendislerinin temel görevi; insan ırkına uzayda güvenli, ekonomik ve uzun süreli bir yaşam ortamı sağlamak ve tarihe 2.bir ‘Challenger Uzay Mekiği Faciası’ yaşatmamak olarak özetlenebilir. 

Challenger Uzay Mekiği; NASA’nın Columbia Uzay Mekiği’nin ardından kullanmaya başladığı ikinci uzay mekiğiydi. İlk uçuşunu 4 Nisan 1983’de yapmış ve 28 Ocak 1986’da gerçekleşen 10.cu uçuşunda kalkıştan 73 saniye sonra infilak ederek 6 profesyonel astronot ve bir öğretmenden oluşan yedi kişilik mürettabatın ölümüne neden olmuştu.

Kazadan bir gece önce NASA görevlileri kazaya sebep olan parçanın üreticileriyle birlikte saatlerce tartışmış ve sonuçta riski göze almaya karar vermiştir. Bunun ortaya çıkmasının ardından tüm uzay programları hem yönetim hem de hükümet tarafından tamamen değiştirilmiştir. Challenger faciası kamuoyu desteğinin büyük oranda kaybedilmesine ve NASA’ya ayrılan bütçenin kısılmasına sebep olmuş, bu sebeple de uzay çalışmalarını büyük oranda yavaşlamıştır.

Bitkisel Biyorafineri Şefi (Biorefinery Plant Manager)

Petrokimya sayesinde hayatımıza giren karbon duvardaki boyadan tutun da duş perdesine tuvalet, klavye, yazıcı, telefon gibi teknolojik aletlerden, diyabet, yüksek tansiyon, depresyon gibi hastalıkları kontrol etmede kullanılan farmasötik bileşimlere, mürekkep, plastik, yapıştırıcı ya da parfüm gibi birçok gündelik eşya ve maddenin üretilmesine olanak sağlıyor.

Ayrıca petrolün neredeyse yüzde 90’ı benzin olarak kullanılıyor. Dünyanın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’ini karşılayan fosil kökenli yakıtların (petrol, doğalgaz, kömür) önümüzdeki 50 yıl içerisinde tükeneceği tahmin ediliyor. Küresel ısınma gerçeği ile birlikte artık birçok ülke karbondioksiti azaltacak alternatif enerji kaynakları arıyor. Bazı ülkelerde şimdiden doğanın sunduklarından yakıt elde eden ‘biyorafineri’ yöntemi kullanılmaya başlandı.

Mühendisler işe benzinle başladı; fakat biyorafineri petrolün diğer kullanım alanlarında da giderek yaygınlaşıyor. Çin, Hindistan ve Brezilya’da hayvan atıklarından elde edilen metan gazı aydınlatma, pişirme ve elektrik üretiminde kullanılıyor. Brezilya’da modern biyokütle birincil enerji ihtiyacının yüzde 20’sini karşılıyor ve taşıt yakıtı olarak kullanılıyor. Biyokütlenin yakıt olarak kullanılmasına genel olarak Biyodizel deniyor.

Biyodizel kolza, ayçiçeği, soya, aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden ya da hayvansal yağlardan elde ediliyor. Bu yağlar bir katalizör eşliğinde kısa zincirli alkolle (metanol ya da etanol) reaksiyona giriyor ve elde edilen ürün yakıt olarak kullanılıyor. Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlar da biyodizel olarak kullanılabilir. Biyoyakıtların içerisindeki karbon, bitkilerin havadaki karbondioksiti parçalamasıyla elde edildiğinden atmosferde net bir karbondioksit artışına sebep olmuyor. Kükürt içermiyor, sudaki canlılara herhangi bir toksit etkisi yapmıyor. Buna karşılık 1 litre ham petrol, 1 milyon litre içme suyunun kirlenmesine neden olabiliyor. 

Diğer taraftan bu iş için çok büyük miktarda bitkisel yağın, yakıt üretimine yöneltilmesi gerekiyor. Fiyatı, yetişme kolaylığı ve hızı bakımından bu işe en uygun bitki kolza. Ama tüm fosil yakıtların yerini alabilmesi için çok büyük alan gerek. Sadece Almanya’nın yakıt ihtiyacını karşılamak için bütün Avrupa’nın baştan başa kolza tarlalarıyla doldurulması gerektiği hesaplanmış.

İşte bu şartlar altında, geleceğin temiz / ekonomik enerji ihtiyacını karşılamak üzere yeni çözümler üretecek ve bu çözümleri kısa vadede uygulayabilecek kişilere ihtiyaç duyuyoruz. Bitkisel Biyorafineri merkezlerini yöneten Bitkisel Biyorafineri Şefleri geleceğin en önemli paydaşlarından biri olacak.

Laboratuar Teknisyeni / Laborant (Laboratory Technician)

Bir mesleğin en önemli tamamlayıcısı olan yardımcı teknisyenler, toplum tarafından yeterince takdir edilmese de gelecek tüm imkanları ile onları bekliyor. Sağlık kurumları bünyesindeki çeşitli laboratuarlarda hastanın durumu ile ilgili hekimin gerekli gördüğü tıbbi analizleri yapan teknik personel olmasa, doktorun yorumlayacağı tıbbi bir veri de olmazdı. Dolayısı ile işlerin yürümesi için oldukça önemli aşamalardan birini yöneten, yönlendiren Laboratuar Teknisyeni / Laborant’lar  gelecekte de en çok ihtiyaç duyulan mesleklerden birine sahip olmaya devam edecek.

Ulaştırma Mühendisi (Transportation Engineer)

Ulaşım ve trafik bir büyük şehrin en büyük sıkıntısı. Trafikte harcanan saatleri, atmosfere salınan karbonmonoksit miktarını, yok yere tüketilen petrolü ve onca stres – sıkıntıyı milyonlarca insanla çarpın. Sonuç yüzleşmek istemeyeceğimiz kadar korkunç değil mi? İyi yetişmiş bir ulaştırma mühendisi, bu sonuca pozitif etki yapabilecek en önemli kişilerden biri… Siyasal amaçlar, çıkar kavgaları ve temelsiz yapılaşma nedeniyle can çekişen büyük şehirler her geçen gün ‘yaşanamayacak’ hale geliyor. Gelecekte insanların YETER! dediği o yerde, yardımına ihtiyaç duyulacak bir numaralı isim de ulaştırma mühendisi olacak.

Ziraat Mühendisi (Seed Production Technician)

Organik tarımın hayatımıza girmesiyle bir zamanların en dertli meslek grubu olan Ziraat Mühendisliği yeniden gözde oldu. Ziraat Mühendisleri yapabildikleri onlarca işin yanında (!) gıda işletmelerin hemen hemen hepsinde sorumlu teknik müdür olarak faliyet verebilmekteler. Türkiye’den bahsetmemiz gerekirse özellikle yabancı dili olan ve Ziraat Mühendisleri Odası’na üye olanlar oldukça rahat iş buluyorlar.

En son Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, bakanlık olarak 2011 yılına kadar 7 bin 500 Ziraat Mühendisi’nin işe alınarak köylerde görevlendirileceğini açıkladı.

Gelecek 20 yıla baktığımızda tarım ve ziraat; Türkiye gibi bir ülke için asla gözden çıkarılamayacak ekonomik bir kaynak. Bunun dışında sağlıklı nesillerin yetişmesi için üretilen besinlerin kalitesi ve çeşitliliği de Ziraat Mühendislerinin çalışmaları ile şekilleniyor. Tarımsal üretim yapan köy ve taşraları bilinçlendirerek ülkenin hem sosyo-kültürel çeşitliliğine, hem tarım ekonomisine hem de ekolojik kültürüne sahip çıkacak olan Ziraat Mühendisleri geleceğin anahtarını elinde tutuyor.

Teknik Yazar (Technical Writer)

Devrim üstüne devrim yaşanan teknolojinin son kullanıcı ile buluştuğu noktada hizmetine en çok ihtiyaç duyulan kişiler teknik yazarlardır. Teknoloji ne kadar ilerlemiş olursa olsun, nasıl kullanıldığını ayrıntıları ile anlatan bir makineyi henüz icad edemedik. Her aşamada ve çeşitli teknik seviyelerde mutlaka bir ‘Kullanım Kılavuzu’na ihtiyaç duyuyoruz. İşte bu kılavuzları yazan, düzenleyen, geliştiren ve güncellemesini yapan kişilere “Teknik Yazar” deniyor. Piyasaya sunacakları ürünler için Kullanım Kılavuzu yazdırmak isteyen binlerce şirketten biri ile önümüzdeki 20 yıl içinde de mutlaka karşılaşacaksınız.

Mucid (Inventor)

Sürekli gelişen bir teknolojinin en büyük faydası, teknoloji kavramının hiçbir zaman eskimemesi. Bundan onlarca yıl önce üretilmiş bir taslağın üzerine, son teknolojinin sunduğu üretim imkanlarını kullanarak yepyeni bir şey icad edebilirsiniz. İlgi alanınız ne olursa olsun; ister kimya, ister mühendislik aşmanız gereken üç temel aşama var: hipotez, geliştirme ve üretim. Eğer bu aşamaların sonucunda projenizi teoriden pratiğe çevirebilecek kadar azimli, bilgili ve kararlıysanız size kapılarını açmış bekleyen yüzlerce kurum / şirket var.

Çocuklar için oyuncak üretiminden, büyükler için silah üretimine (!), havacılıktan, taşımacılığa aklınıza gelebilecek her türlü endüstride mucitlere büyük değer veriliyor. Üstelik ille bir kurumun boyunduruğu altına girmek zorunda değilsiniz. İcadınızın patentini aldıktan sonra devlet, dernek ve yardım kuruluşlarından bağış, hibe ya da destek alarak kendi projenizi de gerçekleştirebilirsiniz.

Geçtiğimiz 20 yılda olduğu gibi gelecek 20 yıl da girişimcilerin ve mucitlerin yılı olacak. Hayal etmekten ve çalışmaktan asla vazgeçmeyin.

Kaynaklar:

Atlas Ağustos 2007, Sayı 173

Wikipedia
MSNBC

Bilim ve Mühendislik (SCIENCE and ENGINEERING) Geleceğin Meslekleri adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.

İptal