BEBEKLERİN YAŞAMIN İLK YILINDA BESLENME BİÇİMİ

Yazar:   Tarih:   Kategori: Genel 

Tüm canlılar tek hücreli olsun, çok hücreli olsun ya da insan yavrusu gibi en gelişmişi olsun, ortak hayatsal gösterilerle varlıklarını kanıtlarlar. Bunlar da; solunum dolaşım, beslenme, hareket ve boşaltım ve üremedir

Canlıların Ortak Hayatsal Gösterileri

1. SOLUNUM

2. DOLAŞIM

3. BESLENME

4. HAREKET

5. BOŞALTIM

6. ÜREME

İnsan yavrusu da yaşamını sürdürmek için tüm canlılar gibi, havaya, suya, besinlere ve enerjiye gereksinme duyar (Tablo 3).

Son yıllarda düzenli beslenmede toplumların gelişmesi arasında yakın ilişki olduğu ortaya atılmış ve tartışma konusu yapılmıştır. Bu savı ortaya atanlar, yetersiz protein alan çocukların düşünsel gelişmelerinin geri kaldığını ileri sürmüşlerdir. Bunun da geri kalmış, az gelişmiş ülkelerin içinde bulunduğu durumu yansıttığını, kesin bir dille belirtmişlerdir. Ortaya atılan bu savın hangi oranda geçerli olduğu bir yana, düzenli bir beslenmenin yaşamın ilk günlerinden itibaren gerekli olduğu herkesçe kabul edilen bir gerçektir. Miktar ve kalite olarak sürekli bir denetim altında tutulan beslenme ile sağlıklı bir yaşamın sürdürüleceğini hiç kimse yadsıyamaz. Burada da en büyük ve kutsal görev annelerindir. Anne-baba ve çocuk hekimlerinin işbirliği dengeli ve düzenli bir beslenme programı ile geleceğin sağlam ve zinde nesillerini yetiştirmek olasıdır.

Büyüme ve gelişmeyi etkileyen bir diğer nedenin başında beslenme gelir. Çocuk bünyesinin besinlere olan gereksinimi, yetişkinlere göre ayrıcalak gösterir.

Besinlerin bebek bünyesinde başlıca görevleri nelerdir?

a) Beden ısısını sağlamak,

b) Dokuların onarımı ve yitirilen maddelerin yenilenmesi,

c) Günlük yaşam için gerekli enerjinin karşılanabilmesi,

d) Büyüme ve gelişmenin gerçekleştirilmesi, şeklinde özetlenebilir.

Yaşamın Vazgeçilmez Öğeleri Nelerdir

1. HAVA (Oksijen)

2. SU

3. BESİNLER (proteinler, yağlar, karbonhidratlar, vitaminler ve mineraller).

4. ENERJİ

Bütün bu görevlerin yerine getirilebilmesi için gerekli enerji besinlerden sağlanır. Vücutta besinlerden sağlanan yakıtta enerji birimi “Kalori”dir. Su, vitamin ve madensel tuzların yakıt değerleri olmadığı halde, beslenmede önemli payları vardır. Yağlı, nişastalı ve proteinli besinler, kalori yönünden zengirdirler. Yağlı besinlerde kalori, nişastalı ve proteinli besinlerden iki kat daha fazladır.

Besinlerin Kalori Değeri Nedir?

Bir Kilo Kalori (1 kg/Kal.), bir kg suyun, ısısını 14,5 dereceden 15,5 dereceye çıkarmak için gereken ısı miktarına verilen addır. Besinlerin sindirilmesi sonucu doku ve hücrelerde oksijenle yanarak vücudun yaşamsal görevleri için gerekli ısıyı oluştururlar. İşte bu ısının ölçü birimi Kaloridir. Bir gr. protein ve karbonhidratın vücutta yanması 4 kalori, 1 gr yağın yanması da 9 kalorilik ısı verir.

Besin Kaynaklarımız Nelerdir?

Protein Kaynakları : Süt, yumurta, et, balık, peynir, soya fasulyesi, bezelye, mercimek, nohut.

Karbonhidrat Kaynakları : Süt, tahıl ve ürünleri, meyveler, sebzeler, şekerler, şuruplar, nişastalı besinler, pekmez.

Yağ Kaynakları : Süt tereyağı, yumurta sarısı, bitkisel yağlar, et, balık, peynir, tavuk.

Anne Sütü İle İnek Süt’ünün Özellikleri Nelerdir?

Anne sütünün ilk 2-4 gün içindeki sütüne halk arasında “ağız sütü” ya da tıp dilinde “Kolostrum” adı verilir. Bu süt koyu limon sırısı rengindedir ve kıvamı (yoğunluğu) taze sağılmış annesütünden daha fazladır. Kolostrum’un günlük miktarı 10-40 cm^’ü geçmez. Kolostrum proteinleri ve mineralleri yönüyle annesütünden bir kaç defa daha zengindir. Ancak karbonhidrat ve yağca fakirdir. Kolostrum ilk haftadan sonra, yoğunluk ve diğer özelliklerini kaybederek 3-4 haftada normal annesütüne dönüşür. Annesütü ile ineksütünün kapsadığı su oranları hemen hemen birbirine eşdeğerdir. Yoğunluk bakımından her iki sütte pek farklılık göstermez. Ağız sütü bebeğe çok yararlıdır. Ağır gelmez.Kalori sağlama açısından da annesütü ile ineksütü çok az farklılık gösterir. Her iki sütün 100 cm^’ü 67 kalorilik enerji sağlar.

Proteinlerinin kalite ve miktarları yönünden de annesütü ile ineksütü değişiklikler gösterir. Annesütünde 100 cm3′de 1-1,5 g. protein bulunurken, ineksütünde 100 cm^’de 3-3,5 g. protein bulunur. İneksütünde kazein miktarı annesütüne oranla 6 misli daha fazladır. Bu nedenle annesütünün sindirimi daha elverişlidir.

Karbonhidratları itibariyle iki sütte “Laktoz” adı verilen süt şekeri bulunur. Ancak annesütünde laktoz daha çok, ineksütünde daha azdır, (annesütünde % 6.5-7.0, ineksütünde % 4.5).

Yağ miktarı yönünden annesütü ile ineksütü çok farklılık göstermezler (% 3.8-

ı %3.75-4). Ancak annesütünde emilimi hazır yağ asitleri yönünden daha üstündür.

Yenidoğan bebekler için ineksütünün yağları sindirimde bir sorun yaratmazlar. Ancak erken doğan bebeklerde yağlı cıvık kakalara yol açabilirler.

Mineraller (sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, kükürt, çinko) yönünden ineksütü 4-5 kat daha yüklüdür (Tablo 6).

Vitaminler bakımından yaşamın ilk yılında bebeklerin günlük A, B kompleksi, C ve D vitaminlerini, ineksütü ile karşılamak mümkün değildir. Emzikli annelerde diğer vitaminler yanında D vitamini yetmezliği olmadığı takdirde, sütlerinde bulunan D vitaminin suda eriyen bir bileşiğinin bebeklerine yeterli olduğu saptanmıştır.

Annesütü ile beslemeden hemen sonra, ek olarak meyva suyu yada püreleri verilmediği takdirde, annesütünde bulunan kan yapıcı demirin % 10′unun değil, % 60′ının bebeğin barsaklarmdan kana geçtiğini bilmekteyiz. Emzikli annelerde demir eksikliği olsa bile annesütündeki demirin bebeklerine yeterli olacağı gösterilmiştir.

Bugün sağlıklı annelerin sütündeki bütün faktörlerin bebekleri için ilk 6 ay yeterli olacağı ve başka bir ek besine gerek bulunmadığı kabul edilmektedir.

Annesütünün Üstünlükleri Şöyle Özetlenebilir:

1. Annesütü, temiz, mikropsuz, hazır, ekonomik, el değmeden bebeğe ulaşan ve her bebek için özel olarak hazırlanmış ideal bir besindir.

2. Anne ile bebek arasında ruhsal ilişkiyi sağlar. Doğumdan hemen sonra hiç beklemeden, anne memesinin emilmesi refleks yolu ile anne beyninin “Hipotalamus” adı verilen kısmından “Oksltosin” adında bir hormon çıkartarak annesütünün salgılanmasını başlatır.

3. Halkımızın “Ağız Sütü” adını verdiği, ilk 3-4 gün içinde salgılanan Kolostrum’da bebeğin ağız-boğaz-mide ve barsak yüzeyini bir sıvağ halinde örten koruyucu maddeler (Sekretuvar IgA) çok yüksek oranda bulunmaktadır. Yaşamın ilk günlerinde bebeğin emdiği bu çok değerli, bir damlası bile boşa harcanmaması gereken ağız sütünde bol miktarda bulunan bu maddeler, bebeğin barsaklarmdan kana, oradan da üst solunum yollarına geçerek oralarda koruyucu bir örtü oluştururlar. Yaşamlarının ilk günlerinde zahmetli de olsa çok değerli ağız sütü ile beslenen bebekler Ineksütü İle beslenenlere oranla İshal ve solunum yolları hastalıklarından korunmuş olurlar. 4.Annesütü proteinlerinin sindirimi, şekeri, yağı, demiri, vitaminleri ve koruyucu maddeleri yönüyle, yaşamın İlk 4-6 ayında hiçbir ek besine gereksinme göstermeden yeterli ve eşsiz bir besindir.

5. Annesütünde bebeklerin şişmanlamalarını önleyen bazı maddeler bulunduğu gösterilmiştir.

6. Annesütünde mikropları öldürme yeteneği vardır. Gelişmekte olan ülkelerde annesütü İle beslenen bebeklerin hastalıklara yakalanmaları, kızamık ve ishalden ölümlerinin daha az olduğu izlenmiştir.

DA BESLENME BİÇİMİ


BEBEKLERİN YAŞAMIN İLK YILINDA BESLENME BİÇİMİ adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.

İptal