Bebeklerde Uyku Problemi

Yazar:   Tarih:   Kategori: Genel Sağlık 

Uyku Bozuklukları, Bebeklerde Uyku Problemi

Uyku, karmaşık, beyin işlevi ve psikoloji ile ilgili yaşamsal bir durumdur. Dış etkenlere açık, bireyin duygusal ve içgüdüsel yaşamıyla ilgili gelişimsel bir işlevdir. Doğumdan sonraki ilk üç ayda uyku-uyanıklık döngüsü bebeğin gereksinimlerine bağlıdır. Açlık uyanmayı, tokluk ise uykuya dalmayı getirir. Yenidoğan 19-23 saat uyur. Başlangıçta parçalara bölünmüş bir uyku biçimindedir. Yavaş yavaş gece ağırlıklı olarak geli­şir, üçüncü yıla doğru derinliğine kavuşur. Yenidoğan döne­minden başlayarak anne babaların uzmana danıştığı konular­dan biri de uyku ve uyku ile ilgili zorluklardır. Diğer danışman­lık konularında olduğu gibi burada da gelişimin bilinmesi ve ortaya çıkan zorlukların gelişim içindeki anlamlarını bilmek yardımcı olacaktır.

Bebeklerde Uyku Düzeni

Uyku şu üç dönemi içermektedir: Uykuya dalma, rüyasız uy­ku ve rüyalı uyku dönemleri. Uykuya dalma döneminde yavaş yavaş çevre ve beden ile ilgili algılar azalarak kişi uyku dönemine geçmekte­dir. Rüyasız uyku dönemi bedenin temel yapı taşları olan proteinlerin yeniden oluşturulduğu ve kişinin fiziksel yorgunluğunu atarak dinlen­meyi sağlayan dönemdir. Ayrıca bu dönemde büyüme hormonu sal­gılanır. Rüyalı uyku dönemi, uyuyan kişide, göz kapaklarında ve göz­lerinde hareketlerin başlaması ile farkedilir. Rüyalar başlar, bu dönem­de görülen rüya ile uyumlu olarak beden hareketlerinin ortaya çıkma­ması için kasların gerginliği kaybolmuştur. Böyle bir düzenleme olmasaydı gördüğümüz rüya ile hareket edecek, hatta yataktan kalkıp do­laşacaktık. Bu özellik yenidogan bebeklerde tam oluşmadığından el ve ayaklarda ya da yüzde, bazen gövde de küçük hareketler olabilmekte­dir. Bu dönem, doğumda yaklaşık uykunun yarısını oluşturmakta, bir yaşından sonra ise erişkindeki gibi yaklaşık uykunun beşte birine düş­mektedir. Uykunun rüya döneminde birçok ruhsal olay gerçekleşmek­tedir. Bu dönemde gerilimler boşalmakta ya da serbestleşmekte, ha­tırlanan her şey ve gündüz yaşananlar birbirine bağlanarak, program­lanmaktadır. Gündüz uyanık iken algılanan duyumlar rüya aracılığıyla yapılanırlar. Yenidoğanlarda ve bebeklerde rüyalar, uykuya daldıktan 30-45 dakika sonra, büyük çocuklarda ise 120 dakika sonra ortaya çıkmaktadır.

Doğumdan sonraki dönemde süt çocuğu için bedensel gereksinim­ler uykuyu etkilemektedir. Açlık uyandırmayı, tokluk ise uykuya dal­mayı kolaylaştırmaktadır. Bu dönemdeki uykusuzluklarda, anne tara­fından bebeğin beslenmesi ya da duygusal desteklenmesinin yetersiz, ters ya da aşırı bir biçimde karşılandığı görülmektedir. Uyku bebek için ritmik ve temel bir gereksinimdir. Yenidogan döneminden başlayarak bebeklerin ya da çocukların uyku özelliklerine bakıldığında birçok de­ğişiklik görülmektedir. Bunlar bireyseldir ya da dönemlere bağlıdır. Bebekler içinde çok uyuyanlar olduğu gibi az uyuyanlar da vardır, ilk aylarda uykusuzluk sıradan bir durumdur, ancak sonuçları nedeni ile aile için önemlidir. Ortaya çıkan gerginlik ve sinirlilik durumu yalnızca çocuğun uykusuzluğunu artırmaz, yeni çatışmaları da ortaya çıkarır. Uykusuzluğun önemi ve ağırlığı bebeğin yaşı, gelişim düzeyi ve kişisel özelliklerine bağlı olarak belirlenir. Yeni doğan 19-23 saat uyur. Baş­langıçta aralıklı ve parçalara bölünmüş bir uyku biçimindedir. Yavaş yavaş gece ağırlıklı olarak gelişir, üçüncü yıla doğru derinliğine kavu­şur.

Çocuklarda Uyku Bozukluğu

Uykusuzluk nedenlerine bakacak olursak, bedensel bir hastalık sı­rasında çekilen sıkıntı ve acı uyku işlevinin bozulmasına yol açmakta­dır. Ayrıca odanın sıcak-soğuk ya da gürültülü olması gibi dış etkenler de uykuyu bozacaktır. 2-3 aylık bebekler çığırtkandır, kolay uyarılabilir, sinirlidir. Bu özellikler ise annede sabırsızlık, yetersizlik gibi ilişki­den kaynaklanan zorlukları yaratabilir. ilk aylardaki bakımın niteliği, sürekliliği ve yumuşaklığı çok önemlidir. Bebeğin hareket ve dil bece­risinin gelişme düzeyi, altının temizlenmesi, anne ile bebek ilişkisinin biçimi, ailenin yaşam şekli, iklim, çocuğu paylaşan birden fazla kişinin olması, annenin sıkıntı ya da huzursuzlukları gibi birçok özellik uyku­yu etkileyecektir. Uykusuzluk, bazen bebeğin, bazen de annenin kişi­lik özelliklerinden kaynaklanır ve çatışmaların sonucudur. Uyku soru­nu genellikle duyarlı bir bebek ile yetenekleri bakımından yetersiz bir anne arasındaki iyi işlemeyen bir ilişkinin işaretidir.

Bebeklerde Uyku Sorunu

Uyku bozukluklarının önemli bir kısmı ikinci yılda ortaya çıkar. Be­bek bu yaşta kolay uyarılır bir durumdadır. Uykuya dalma sıklıkla zor­dur. Oto-erotik tutumlar, geçiş nesnelerine bağlanma, uyuma ritüelleri (törenleri) sıktır. Yaklaşık 12 saat süren gece uykusu ve 3-4 yaşına kadar sürecek gündüz uykuları vardır. Uyku sakindir, sessizlik, karan­lık ve uygun koşullar ister. Bebekler ve çocuklar genellikle emme ve yemek yeme ile karnının doyması ya da anne babasıyla geçirdiği do­yurucu bir ilişki sonrasında uykuya dalmakta, bazen de ağlama, inat­laşma gibi bir gerginlikten sonra uyumaktadırlar. Bu dönemde uyku­nun niteliği bebeğin anne tarafından ele alınma biçimine bağlıdır. Be­densel ve psikolojik gereksinimleri karşılanmamışsa bebek uyanır ve doyurulmasını bekler. Uykunun korunması annenin işlevidir, daha sonra rüyalar aracılığıyla gelişir. Rüyalar psikolojik açıdan isteklerin gerçekleşmesine yardımcı olan bir araç gibidir. Yaşamın ilk dönemin­de ise bu işlev ancak emme amaçlıdır.

*/?>

Bebeklerde Uyku Problemi adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.