Ana ve Çocuk Sağlığı

Yazar:   Tarih:   Kategori: Alternatif Tıp 

ANA VE ÇOCUK SAĞLIĞI

Toplum sağlığı açısından özellikle önem taşıyan konulardan biri ana ve çocuk sağlığıdır. Çünkü, birçok ülkede sağlık sorunları doğurgan çağdaki kadınlarda ve çocuklarda yoğunlaşmaktadır. Ana ve çocuk sağlığı hizmetlerinin kalitesinin artırılması genel sağlık sorunlarının çözümü açısından gerekli olmaktadır.

1. Ana Sağlığı

Sağlık hizmetleri açısından ana, doğurganlık çağındaki kadın olarak tanımlanır. Çocuk sahibi olsun ya da olmasın 15-49 yaş arasındaki kadınlar ana olarak kabul edilir.

Ana ve çocuk sağlığı hizmetleri doğurganlık çağındaki kadınlarla, okul öncesi (0-6 yaş) çocuklara yönelik hizmetlerdir. Bu iki grup birlikte ele alınır. Çünkü ananın sağlığı çocuğun sağlığını doğrudan etkilerken çocuğun sağlığı da ananın ruhsal ve bedensel sağlığını etkiler.

Ülkemizde 2005 nüfus istatistiklerine göre genel nüfusun yaklaşık % 38’ini ana ve çocuklar (0-6 yaş) oluşturmaktadır (Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerinden alınmıştır.). Bu grubun yeterli düzeyde sağlık hizmetleri alması yeni yetişen nesillerin sağlıklı olması için gereklidir.

a. Gebelik dönemi

Erkeklerin üreme sisteminde sperm adı verilen üreme hücresi, kadınların üreme sisteminde ise yumurta adı verilen üreme hücresi oluşturulur.

Kadın üreme organında yumurta ile spermin birleşmesine döllenme denir.

Döllenme ile başlayan ve bebeğin doğumuna kadar geçen süre gebelik adını alır.

Kadınlarda her ay genellikle bir yumurta hücresi olgunlaşır. Yumurtalıktan serbest bırakılan bu hücre yaklaşık 24 saat hayatta kalır. Gebe kalma olasılığı da âdet kanamasının başlangıcından sonraki 12-14. günlerde daha yüksektir. Yumurtanın olgunlaşması ve atılması bir döngü takip ettiğinden âdet kanamasından sonra yeni yumurta hücresinin atılımı genellikle bu günlere rastlar. Bu dönemde yumurtanın spermle karşılaşması gebeliğin başlangıcıdır. Bir sperm hücresinin dölleme yeteneği ise dişi vücuduna bırakıldıktan sonra 72 saat boyunca korunur. Yumurtanın atıldığı ve canlılığını koruduğu bu günlerde yumurta, sperm tarafından döllenmiş ise meydana gelen bu hücre zigot adını alır. Hem annenin hem babanın kalıtsal özelliklerini taşıyan zigot hemen bölünmeye başlar.

Zigot önce iki hücreye bölünür ve bölünmeler ikiye katlanarak devam eder. Yaklaşık 5-7 gün sonra çok sayıda hücre taşıyan bu yapı yani embriyo annenin rahim iç duvarına tutunur.

Doğuma kadar embriyonun anne ile bağlantısını, beslenmesi ve korunmasını sağlayan plasenta oluşur.

Normal gebelik süresi ortalama 280 gündür (40 haftadır. * Özellikle ilk üç ay gebeliğin en riskli dönemidir. Bu dönemde embriyoda gelişim hızlıdır ve dışarıdan gelecek etkenlere duyarlıdır. Düşüğün ortaya çıkma olasılığı ilk üç ayda yüksektir.

Düşük, gebeliğin 20. haftadan önce sona ermesidir.

Düşüğün nedenleri arasında gelişim anormallikleri, hastalıklar, rahimdeki kusurlar sayılabilir.

1. Gebelik belirtileri

Gebeliğin oluşmasıyla birlikte bazı belirtiler ortaya çıkar.

Başlıca gebelik belirtileri;

Âdet kanamasının gecikmesi ve olmaması,

Göğüslerin dolgunlaşması, sızlaması ve duyarlılığının artması,

Göğüs uçlarındaki kahverengi halkanın koyulaşması,

Bulantı ve kusma,

Yorgunluk hâlsizlik hissi, uyuma isteğinin artması,

Sık idrara çıkma,

3. aydan itibaren karında büyüme,

4. aydan sonra fetüsün hareketlerinin hissedilmesidir.

Bu hormon öncelikle kanda ve idrarda bulunur. Kan veya idrar örneği alınarak gebelik testi yapılır.

2. Gebelik Döneminde Bakım

Gebelik düşünüldüğünde bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bunun amacı gebelik öncesi genel sağlık kontrolünün yapılmasıdır. Anne ve baba arasında Rh kan uyuşmazlığı olup olmadığı tespit edilir. Annenin varsa şeker hastalığı, yüksek tansiyon, anemi vb. hastalıkları tespit edilir. Gebelikte risk oluşturabilecek hastalıklar kontrol altına alınır.

Annenin 35 yaş üzerinde olmasının , Ailede kalıtsal bir hastalığın bulunmasının,

– Annenin aşırı kilolu ya da zayıf olmasının,

– Annenin sigara, alkol vb. zararlı maddeler kullanmasının,
Düzenli alınan ilaçların olmasının vb. durumların etkisinin ne olacağı

Gebelik kesinleştikten sonra belirli aralıklarla bir sağlık kuruluşuna gidilerek düzenli kontroller yaptırılmalıdır. Doğum öncesi bakım, gebeliğin izlenmesi hem anne hem çocuk sağlığı açısından önemlidir.

Doğum öncesi bakımda şunlar yapılır.

• 10-12. haftadan itibaren bebeğin kalp sesleri dinlenir.

• Ultrasonografi ile bebeğin gelişimi izlenir. Baş büyüklüğü, cinsiyet tespit edilebilir. Başın genişliği gebeliğin sağlıklı devam edip etmediği hakkında fikir verir.

• Annenin kan basıncı, kilo artışı izlenir. Annenin gebelik boyunca 10-12 kg alması gerekir.

• Gebeliğin 5. ayından itibaren 1 ay ara ile iki doz tetanos aşısı yapılır. Doğum sırasında oluşabilecek enfeksiyon riskine karşı bebek ve anne korunmuş olur.

• Son aylarda bebeğin anne karnındaki duruş şekli izlenir. Doğumun ne şekilde yapılacağı belirlenir.

• Doğum ve bebek bakımı konusunda anne bilgilendirilir.

Gebelik dönemi boyunca annenin sağlığının ve bebeğin gelişiminin hekim, ebe ve hemşireler tarafından izlenmesinin yanında annenin bazı kurallara uyması gerekir.

Sağlıklı bir gebelikte annenin uyması gereken kurallar:

• Sağlıklı bir gebelik için hekim önerisi dışında ilaç kullanılmamalıdır. Çünkü her ilaç plasentadan bebeğe geçer. Bazı ilaçların gelişim bozukluklarına yol açtığı bilinmektedir.

• Sağlıklı bir gebelik için anne adayı yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelidir (Resim 1.3). Beslenme yetersiz olursa bebeğin büyümesi de geri kalabilir. Protein, karbonhidrat ve yağlar yeterli alınmalıdır. Özellikle bu dönemde annenin demir, kalsiyum ihtiyacı artar. Hekimler minerallerin yanında folik asit gibi ek vitamin desteği de önerirler. Gebelikte toprak, sabun vb. zararlı maddeleri yeme gibi alışkanlıkların ortaya çıkmasının nedeni demir eksikliğidir. Demir eksikliğinin olması annede kansızlığa yol açar.
Günlük beslenmede yeterince taze meyve yenilmelidir.

Özellikle gebeliğin ilk ayında röntgen ışınlarının etkisinde kalınması bebekte gelişim bozukluklarına ve sakatlıklara yol açar.

Gebelikte bazı mikrobik hastalıklann geçirilmesi veya gebelik öncesinde annenin HIV (İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü) veya hepatit-B taşıyıcısı olması bebeğe ciddi zararlar verir. Hastalık etkenleri gebelik ya da doğum sırasında bebeğe geçer. HIV taşıyıcısı kadınlar gebe kalmamalıdır. Erken doğum riski hepatit-B taşıyan kadınlarda sık görülür.

kalp ve sinir sistemi sorunlarının ortaya çıkmasına yol açabilir. Toksoplazmozis ise bir tür parazitin yol açtığı hastalıktır. Özellikle az pişmiş, hastalıklı hayvanların etlerinden, kedi gibi ev hayvanlarının dışkılarından temas yoluyla geçebilir. Düşüklere ve sinir sistemi sorunlarına yol açabilir.

Gebelikte vücudu sıkmayan rahat ve bol giysiler giyilmelidir. Yüksek topuklu olmayan, yürüyüşe elverişli rahat ayakkabılar tercih edilmelidir. Dinlenmeye zaman ayrılmalıdır.
Gebelik döneminde rahat giysiler tercih edilmelidir.

Gebelikte aşın yorgunluktan kaçınmak, dinlenmeye zaman ayırmak gerekir.

Gebelik döneminde düzenli egzersizler yapmak annenin dayanıklılığını artırır. Bu, doğumun daha kolay gerçekleşmesinde yardımcı olabilir. Özellikle kalp ve akciğer sağlığının artması ve doğum sırasında yorgunluğa yenilmeden annenin bebeğini itmesini kolaylaştırır. Egzersizler, normal hareketlerin dışında ağır ve aşırı hareketler olmamalıdır. Yüzme, yürüyüş, hafif aerobik hareketleri yararlıdır. Gebelik döneminde sigara içilmesi düşük doğum ağırlıklı bebeklerin doğmasına neden olabilir. Bu bebekler hastalıklara karşı güçsüzdür. Aynca sigara içen annelerde düşük ve erken doğumlara daha sık rastlanır.

Alkol de gebelikte zararlı olan maddelerden biridir. Çok alkol alan veya alkolik annelerin bebeklerinde doğum öncesi veya sonrasında büyüme geriliği, yüz anormallikleri, kalp kusurları, zekâ geriliği; eklem, kol veya bacak anormallikleri görülebilir.

Uyuşturucu bağımlısı annelerin bebekleri ciddi sağlık sorunları ile doğar. Bu tür gebeliklerin yarısında bebekler madde bağımlısı olarak doğar. Bağımlı annelerde erken doğum veya doğan bebeklerde beyin hasarı sıklıkla görülür. Gebelik süresince düzenli sağlık kontrollerine gidilmelidir. Bu kontrollerin dışında anormal bir durum olduğunda da sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kanamalar, ateşli hastalıklar, gebelik zehirlenmesi, nedensiz sancılar vb. durumlar tehlikeli sonuçlara yol açmadan tıbbi yardım alınmalıdır.

Gebelik kadın yaşamının hassas bir dönemidir. Anne olmaya hazırlanan kadınlarda alınganlık, duygusallık, sinirlilik hâli görülebilir. Hormonlardaki değişimin, gebelik sürecinin vücutta yarattığı değişimlerin doğal olduğu kabul edilmelidir. Bu dönemde anne adayının yakın çevresindeki kişiler, onun kaygılarını azaltacak, yardımcı olacak şekilde davranmalıdır. Gebelik döneminin sağlıklı bir ruh hâli ile geçirilmesi anne ve bebeğin genel sağlığı için önemlidir.

Aile bireylerinin yakın ilgisi anne adayının ruh sağlığını olumlu yönde etkiler.

3. Gebelik döneminde sorunlar

Gebelik dönemini sorunsuz geçiren kadınların büyük çoğunluğu sağlıklı bir bebek dünyaya getirirler. Ancak bazı etkenler erken doğum, düşük, gelişme geriliği vb. durumlara yol açabilir. Bu nedenle bazı riskli durumlar göz önünde bulundurulmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır.

Anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyecek durumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir.

• Anne adayının 17 yaştan küçük, 35 yaştan büyük olması.

• İki gebelik arasındaki sürenin 2 yıldan az olması.

• Gebelik sayısının 4’ten fazla olması.

• Anne adayının kalp, damar, böbrek hastalıkları, tüberküloz gibi süreğen hastalığının olması.

• Anne adayının önceki yıllarda istenmeyen gebeliğinin sonlandırılmış veya düşük yapmış olması.

Sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarının olması,

Sosyal ve ekonomik gücün yetersiz, eğitim düzeyinin düşük olması.

b. Doğum

Normalde gebelik süresi son adet kanamasından itibaren 40 haftadır. Bebek 38-42. haftalarda doğmuş ise zamanında doğmuş kabul edilir.

Nedenleri tam olarak bilinmese de annenin, rahim yapısının kusurlan, ciddi bir hastalığının olması, sigara içmesi gibi durumlar; bebeğin anne karnında ölümü, çoklu gebelik vb. erken doğum sancılarına yol açabilir. 28-37. haftalarda doğan bebekler “prematüre” olarak kabul edilir. Bu bebekler özel bir bakım ile yaşatılabilir.

Erken doğum kadar tehlikeli bir durumda uzamış gebeliktir. 42. haftasında hâlâ sonlanmamış gebeliklerde suni doğum sancıları başlatılarak ya da sezaryen ile doğum gerçekleştirilir. Bu bebekler “postmatüre” olarak kabul edilir. Uzamış gebeliklerde gelişimini tamamlamış bebek plasentadan yeterli besin ve oksijeni alamayacağından tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

Normal bir doğumun başladığını gösteren bazı işaretler vardır. Bunlardan biri doğum sancılarından birkaç saat önce kanlı ve koyu kıvamlı bir sızıntının olmasıdır. Bazı hormonların etkisiyle rahimde kasılmalar ve doğum sancıları başlar. Bebeği çevreleyen kese yırtılır. Kesenin içini dolduran amniyon sıvısı boşalır. Doğum sancılarının artması ile birlikte rahimdeki kasılmalar düzenli aralıklarla olur. Kasılmalar gittikçe şiddetlenir ve uzun sürer. İki kasılma arası kısalır. Rahim boynu açılır ve bebek doğum kanalına itilir. Kasılmalar ve annenin ıkmmasıyla oluşan basınçla bebek hareket eder ve vajina açıklığının artmasıyla dışarı çıkar. Bebeğin göbek bağı kesilir. İlk muayenesi yapılır, tartılır ve temizlenir. Doğumdan yaklaşık 10-30 dakika sonra da plasenta dışarı atılır. İlk doğumlarda, doğum sancılarının başlamasıyla bebeğin doğumuna kadarki süre yaklaşık 13 saattir. Sonraki doğumlarda bu süre kısalır.

Normal yolla yapılamayan doğumlarda sezaryen yöntemi kullanılır. Sezaryen karnın ve rahmin kesilerek açıldığı cerrahi bir yöntemdir. Bebek bu açıklıktan alınır.

– Erken doğumlarda,

– Bebeğin büyük, annenin doğum kanalının dar olması durumunda. Çoklu gebeliklerde,

– Bebeğin anormal pozisyonlarda gelişinde vb. durumlarda sezaryen gereklidir.

c. Lohusalık, Emziklilik Dönemi ve Bakımı

Doğumdan sonra, büyüyen rahim önceki hâline dönmeye başlar. Yaklaşık 6 hafta süren bu dönem doğum sonu (lohusalık) dönemi olarak adlandırılır.

Bazı hormonların etkisiyle süt salgılanmaya başlar ve doğumdan sonraki birkaç saat içinde bebek emzirilir.

Süre ne olursa olsun annenin bebeğini emzirmeye devam ettiği döneme de emziklilik dönemi denir.

Emziklilik döneminde meme başı çatlakları, meme iltihabı, tıkanma gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Düzenli emzirmek, sütün boşalmasını sağlamak genelde sorunlann kendiliğinden kaybolmasını sağlar. Ciddi durumlarda ise hekimin uyarılarına uyulmalıdır. Sıkça karşılaşılan meme başı çatlaklarında emzirmeden önce kaynatılıp soğutulmuş suyla meme başlarım silmek yararlı olacaktır. Genelde anne sütü çatlamayı önleyecek yumuşaklığı sağlar.

Bazen de meme başı çatlaklarından giren bakteriler iltihaplara yol açabilir. Memenin bir bölümü kızarır, sert ve sıcaktır. Hekim önerisi olmadan göğüslere merhem sürülmemelidir.

Doğum sırasında kullanılan aletlerin temiz olmaması, doğum sonrasında temizlik kurallarına dikkat edilmemesi doğum yolu ya da rahimde enfeksiyonlara neden olabilir. Lohusa humması (al basması) olarak bilinen mikrobik hastalık sırasında yüksek ateş, karın ağrısı, bulantı, kusma gibi belirtiler görülür. Şok ve ölüme yol açabileceğinden hekime başvurulmalıdır.

Lohusalık ve emziklilik döneminde anne yeterli ve dengeli beslenmeli, bol su içmelidir.

Gebelik sırasında azalan vitamin ve mineraller tekrar sağlanmalı, sütün yeterli ve kaliteli olması için anne yediklerine dikkat etmelidir. Normalde ihtiyaç duyulan kaloriden daha fazlası alınmalıdır. Özellikle protein, kalsiyum, demir ve vitaminler yönünden zengin gıdalar alınmalıdır. Lohusalık ve emziklik döneminde anne ağır işler ve stresten uzak durmalıdır.


Ana ve Çocuk Sağlığı adlı konuya yorum yapmak ister misin? Etiketler

*

*

Yorum yapmak ister misin?

Acilservis.pro - Hakaret, imla kurallarına uymayan ve konu ile alakasız yorumlar kesinlikle onaylanmayacaktır.

İptal